Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2011/7982 E. 2012/4886 K. 28.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7982
KARAR NO : 2012/4886
KARAR TARİHİ : 28.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

… ile … ve … aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Kofçaz Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 29.06.2011 gün ve 28/15 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR
Davacı … dava dilekçesinde, dava konusu 114 ada 2, 118 ada 2 ve 5 nolu parsellerin ortak muris Mehmet Hınız’dan kaldığını, taksim edilmediğini, taşınmazlar üzerinde miras payı bulunduğunu açıklayarak tapu kayıtlarının iptaliyle 1/5 oranında adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, davanın yersiz açıldığını,114 ada 2 nolu parselin 1960 yılında satın alındığını, diğer parseller üzerinde davacının bir hakkının bulunmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı … yargılama oturumlarına katılmamıştır.
Mahkemece, tespit tarihine kadar davalılar lehine kazanma koşullarının oluştuğu davalıların kök muris ile irs ve miras ilişkisi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalılardan … vekille temsil olunduğundan 8.177.50 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınmasına karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava konusu taşınmazın miras bırakanından kaldığını ileri sürerek miras payı oranında iptal ve tescile karar verilmesini istemiştir. Mirasçılık belgesine göre, davacının miras bırakanı Mehmet Hınız 28.08.1961 tarihinde ölmüş olup annesi Hanife Varol sağ olduğundan davalılar terekeye göre 3.kişi konumundadırlar. Miras bırakanın ölüm tarihine göre terekesi elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olup, taksim hakkında bir açıklama yapılmamıştır. TMK.nun 701.maddesinde; “Kanun veya kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti elbirliği mülkiyetidir” şeklinde tanımlanmıştır. Elbirliği mülkiyetinde mirasçıların tereke malları üzerinde belli pay veya payları olmayıp hakları taşınmazın tamamı üzerine yayılmış olup terekenin tamamını kapsar. Aynı kanunun 702.maddesinde topluluk devam ettiği sürece tasarrufi işlemlerde tüm ortakların oybirliğiyle karar vermeleri gerektiği belirtilmiştir. Dava açmakta tasarrufi bir işlem olduğuna göre, mirasçılardan birisinin kendi payını ileri sürerek dava açması mümkün değildir. Başka bir anlatımla bir mirasçının elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi bir taşınmaz üzerinde tek başına tasarrufda bulunma yetkisi bulunmamaktadır. Mirasçılardan birisinin kendi payı hakkında açtığı dava diğer mirasçıların paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına da dava açılmadığından, davaya diğer mirasçıların katılması (olurlarının alınması) veya TMK.nun 640.maddesi uyarınca miras ortaklığına temsilci tayin edilmek suretiyle davaya devam edilmesi mümkün değildir. Davacının böyle bir dava açma yetkisi bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, değişik gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru değil ise de hüküm redde ilişkin olup sonucu itibarı ile doğru bulunduğundan davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sonucu itibarı ile doğru bulunan hükmün esasına ilişkin bölümünün açıklanan nedenlerle ONANMASINA,
Davacı vekilinin avukatlık ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelinde; dava dilekçesinde dava değeri 10.000 TL olarak gösterilmiş, keşif sırasında davacı payına düşen taşınmaz değeri 98400 TL olarak belirlenmiş ise de eksik harç davacı tarafça ikmal edilmemiştir. O halde; mahkemece dava dilekçesinde bildirilen değer üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca davalı lehine vekâlet ücreti takdir ve tayini gerekirken, harcı tamamlanmayan taşınmaz değeri üzerinden yazılı şekilde vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün avukatlık ücretine ilişkin bölümünün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 18,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 2,75 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına 28.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.