Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/10085 E. 2012/11076 K. 23.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10085
KARAR NO : 2012/11076
KARAR TARİHİ : 23.11.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Borca itiraz

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR

Şikayetçi borçlu Kurum icra mahkemesine başvurusunda; Kırıkkale 4. İcra Müdürlüğü’nün 2012/369 Esas sayılı icra dosyasından yapılan icra takibinde, takibe dayanak Kırıkkale İş Mahkemesi’nin 15.11.2011 tarih ve 2011/552-1674 sayılı ilamda belirtilmeyen bir tutar olan 7.859,54 TL’nin takip talebinde alacak kalemi olarak gösterildiğini, takip talebi ve icra emrinin takip konusu ilama uygun olmadığını belirtmiş, alacaklı tarafın sadece takip konusu ilamın vekalet ücreti ve yargılama gideri ile ilgili olan kısmını isteyebileceğini, bunun dışındaki kısmına itiraz ettiklerini bildirerek takibin bu yönden iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, ilamda mevcut olmayan ancak icra emrinde alacak kalemi olarak gösterilen miktar ve buna ilişkin faiz yönünden takibin iptaline, arta kalan miktar üzerinden takibin devamına karar verilmesi gerektiğinden bahisle davanın kabulü ile 7.859,54 TL geri ödenmesi gereken maaş tutarı ile 149,33 TL bu alacağı ilişkin işlemiş faiz yönünden takibin iptaline, arta kalan miktar yönünden takibin devamına karar verilmiştir.
Takip dayanağı ilamda, ” açılan davanın kabulü ile davalı Kurumca davacının yetim aylığının kesilmesine ilişkin işlemin iptaline, davacının kesilen aylığının kesildiği tarihten dava tarihi olan 22.04.2011 tarihine kadar ödenmesi gereken maaşlarının yasal faizi ile davalı Kurumdan tahsili ile davacıya ödenmesine” şeklinde hüküm kurulmuş olup, her ne kadar ilamda herhangi bir miktara hükmedilmemiş ise de, borçlu Kurum’un hiçbir hesaplamaya gerek kalmaksızın kurum içi yazışmalarla, alacaklıya ödemesi gereken aylık tutarını belirleyebilecek durumda olması karşısında ilamın bu haliyle de eda içermekte olduğunu kabul etmek gerekmektedir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş HMK.nun 33. maddesi uyarınca, hukuki tavsihin hakime ait olduğu da gözetilerek; ilam doğrultusunda borçlu Kurum tarafından alacaklıya ödenmesi gereken miktar belirlenip icra emrinin buna göre denetlenmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi olup, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: alacaklı vekilinin temyiz itirazlarıın kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.nun 366 ve 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428.maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK.nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine
23.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.