YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11091
KARAR NO : 2013/2870
KARAR TARİHİ : 07.03.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil
… ile … ve … aralarındaki tescil davasının kabulüne dair … (…) Sulh Hukuk Mahkemesi’nden verilen 20.01.2012 gün ve 15/17 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı … vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, dava dilekçesinde; vekil edenine babasından intikal eden ve vekil edeninin zilyetliğinde bulunan taşınmazın bir kısmının Köy İhtiyar Heyeti’nin 2003 yılında aldığı karar ile patika yol olarak tahsis edildiğini, bu kısmın … köy yolu olmadığını, komşu taşınmaz maliki davalı …’ın kendi taşınmazından geçen yol bulunmasına rağmen anılan patika yolu kullandığını, vekil edeni ile davalı … arasında sınır uyuşmazlığının bulunduğunu açıklayarak davalılar… ve …’nin taşınmaza yönelik elatmalarının önlenmesine, taşınmaz üzerindeki muhdesatın kaldırılarak boş şekilde vekil edenine teslimine karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili, … Mahkemesi’nin 29.04.2008 tarihli yargılama oturumunda, davayı kısmen ıslah ettiğini bildirmiş, davaya konu yol ile davalı … adına tapuda kayıtlı 138 ada 47 parsel kapsamındaki bir kısım taşınmazın vekil edeninin taşınmazına eklenmesini, aynı parseldeki keşifte gösterdikleri bölümün yol olarak terkinini istemiştir.
Davalı Köy Tüzel Kişiliği’ni temsilen köy muhtarı … davaya konu yolun Köy Muhtarlığı’nca açılmadığını ve Köy Muhtarlığı’nın taraflar arasındaki ihtilafla bir ilgisinin bulunmadığını savunmuştur.
Davalı … vekili, nizalı yolun …köy yolu olduğunu, taraflar arasında sınır uyuşmazlığının bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, 02.11.2011 tarihli fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen 366,36 m2 yüzölçümlü tescil harici taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından;… Sulh Hukuk Mahkemesi ve Kadastro Mahkemesi’nce karşılıklı görevsizlik kararları verilmesi nedeniyle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 01.11.2007 tarih ve 2007/15108 Esas ve 13673 Karar sayılı ilamında; dava tarihinden sonra yapılan arazi kadastrosunda nizalı yerin bir kısmının 138 ada 47 parsel içinde kaldığı, bir kısmı hakkında kadastro tutanağı düzenlenmediği, öncelikle görevli
mahkemenin Kadastro Mahkemesi olduğu, ancak Kadastro Mahkemesi’nce tutanak düzenlenmeyen yol için ve yenilik doğurucu hüküm kurmayı gerektiren muhdesat bulunması halinde de genel mahkemelerin görevli olduğunun düşünülmesi gerektiği açıklanarak … Kadastro Mahkemesi’nin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmiştir. Dosyanın kapatılan … Kadastro Mahkemesi’nden devri üzerine, … Kadastro Mahkemesi’nin 10.10.2008 tarih, 2008/220 Esas ve 135 Karar sayılı görevsizlik hükmü uyarınca eldeki davaya konu yola yönelik dava … Sulh Hukuk Mahkemesi’ne aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesi’nce verilen görevsizlik kararı temyiz edilmeden 23.12.2008 tarihinde kesinleşmiştir. Hüküm tarihinde yürürlükte olan HUMK’nun 193/son maddesi hükmü uyarınca, görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi üzerine davacı tarafın 10 gün içerisinde dilekçe vermesi veya yeniden çağrı kağıdı göndermesi zorunludur. Aksi takdirde dava açılmamış sayılır. 10 günlük süre hak düşürücü süre olup mahkemelerce re’sen dikkate alınması gerekir. Somut olayda, davacı vekili yasada öngörülen on günlük sürede başvuruda bulunmamıştır. Dosya arasındaki … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 09.01.2009 tarihli tevzi formu ve aynı tarihli tensip tutanağına göre, dosyanın 10 günlük hak düşürücü süre içerisinde de Mahkemesine gönderilmediği belirlenmiştir.
Hal böyle olunca, davanın bu nedenle açılmamış sayılmasına karar vermek gerekirken; işin esasına girilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Davalı … vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde bulunduğundan kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 80,00 TL peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine 07.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.