YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11266
KARAR NO : 2013/6402
KARAR TARİHİ : 02.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil
… ile Hazine ve … aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 30.12.2011 gün ve 12/614 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalı Hazine vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dilekçesinde özetle; 674 ve 702 sayılı parsellerin müvekkiline ait olduğunu, taşınmazın bulunduğu köyde 1976 yılında kadastro geçtiğini, söz konusu parseller ile Yakacık deresi arasında kalan ve tapulamada tespit dışı bırakılan 1700 metrekarelik yer üzerinde eklemeli olarak yaklaşık 100 yıldır zılyetliğinin bulunduğunu bildirerek tespit harici bırakılan taşınmazın müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı hazine vekili davaya konu edilen taşınmazın dere boşluğu olarak tespit dışı bırakıldığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkeme, davaya konu taşınmazın, DSİ’nin taşkın koruma sınırını gösteren krokinin uygulanması sonucu hattın dışında kalan E harfi ile gösterilen 101,58 metrekare ve D Harfi ile gösterilen 243, 10 metrekarelik kısımlara ilişkin talebin kabulü ile davacı adına tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermiştir.
Dosyanın incelenmesinde, 28.05.2009 tarihli DSİ’nin yazılarında, eski dere yatağı olarak kadastro harici bırakılan alanın, dava konusu bölümü doldurularak zemin kotu yükseltilmek suretiyle dere yatağının daraltıldığı, bunun da taşkın zararlarına sebebiyet vereceği belirtilmiştir.
Yine 19.03.2009 tarihli jeofizik ve ziraat bilirkişilerinin ortak verdikleri raporda; eski dere yatağı durumundaki dava konusu alanın dere yatağından ortalama 3-4 metre doldurulmak suretiyle imar ve ihya edilerek tarım arazisi haline getirildiği açıklanmıştır.
Yargıtay’ın ve Dairenin yerleşmiş İçtihatlarına göre, tapulamada (kadastroda) kayalık veya dere yatağı vs. olarak tescil harici bırakılan bir yere dışarıdan toprak taşımak ve doldurmak eylemi imar ve ihya işlemi olarak kabul edilmemektedir. Açıklanan bu sebeple takdiri delil niteliğindeki tanık beyanlarına itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Hal böyle olunca davanın reddine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yerleşmiş İçtihatlar gözardı edilerek kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu sebeple yerindedir. Kabulü ile Usul ve Yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 104,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.