YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/115
KARAR NO : 2012/5455
KARAR TARİHİ : 07.06.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil
… ile Hazine, … ve Çarşak Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Boyabat Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 20.10.2011 gün ve 474/1051 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalılardan … vekili ve Hazine temsilcisi taraflarından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, imar ihya ve eklemeli zilyetliğe dayanarak tescil harici bırakılan taşınmazın vekil edeni adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi ve … vekili davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi keşifteki beyanında dava konusu taşınmazın davacı tarafından imar ihya edildiği ve zilyetliğin eklemeli olarak davacıda olduğuna ilişkin mahalli bilirkişi ve davacı tanık beyanlarının doğru olduğunu söylemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 14.10.2010 tarihli raporda 474/B ile gösterilen 400,60 m2’lik taşınmaz bölümünün davacı adına tesciline, aynı krokide 474//A ile gösterilen 1733,85 m2’lik kısmın reddine karar verilmiştir. Hükmün kabulüne ilişkin bölümü davalılar Hazine temsilcisi ile … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından: dava konusu taşınmaz, 1961 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında, “taşlık” niteliği ile tescil harici bırakılmıştır. Böyle bir yerin kazanılabilmesi için 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 17. maddeleri ile TMK.nun 713/1 maddelerinde açıklanan tüm olumlu koşulların davacı yararına gerçekleşmesi gerekir. Bu koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında mahkemece yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre taşınmazın sınırında Kastamonu–Samsun karayolu bulunmaktadır. Sınırda bulunan karayoluna ait kamulaştırma haritası getirtilip mahallinde uygulanmamıştır. Öncelikle ilgili kamulaştırma evrakının getirtilmesi, daha sonra mahallinde yöntemine uygun bir şekilde dosya arasında bulunan sulama projesi de uygulanarak tüm deliller toplandıktan sonra iddia ve savunma çerçevesinde bir karar vermek gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine temsilcisi ile davalı … vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün temyize konu kabule ilişkin bölümünün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 440/III- 2. bendi gereğince ilama karşı karar düzeltme yoluna gidilemeyeceğine 07.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.