YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12333
KARAR NO : 2013/14713
KARAR TARİHİ : 10.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
… ve müşterekleri ile …, dahili davalılar … ve Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine dair …1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 17.05.2012 gün ve 36/170 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi dahili davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı … vekili, 1974 tarihinde haricen davacı tarafından satın alınan 12 ada 5 parsel sayılı taşınmazın o tarihten beri davacının zilyetliğinde bulunduğunu ve davacı lehine 713/2 maddesindeki şartların gerçekleştiğini açıklayarak taşınmazın tapusunun iptaliyle davacı adına tesciline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında …’ın vefatı üzerine mirasçıları davaya devam etmiştir. Davalı Hazine vekili; ve dahili davalılardan …, …, …, …, … ve … davanın reddine karar verilmesini savunmuş, dahili davalı … ve … ise takdiri mahkemeye bırakmıştır. Mahkemece, davacılar lehine ölüm nedenine dayalı olarak kazanma koşulları gerçekleştiğinden davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 12 ada 5 parsel kadastro çalışmaları sonucunda 11.03.1938 tarihinde … oğlu … ( tutanakta … Oğlu …) adına tescil edilmiştir. Tapu kaydı dava tarihine kadar intikal görmemiştir. Mahallinde dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar taşınmazın 1974 yılından beri davacının zilyetliğinde olduğunu açıklamış is ede, mahkemece davacının TMK’nun 713/2 maddesindeki maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan, ölmüş veya gaipliğine karar verilmiş nedenlerinden hangisine dayandığı açıklattırılmadığı gibi, kayıt malikinin mirasçıları usulüne uygun olarak belirlenip taraf teşkili de sağlanmamıştır.Dava TMK’nun 713/2. maddesine dayalı mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır. Kural olarak, tapu iptali ve tescil davalarında dava, kayıt malikine, kayıt maliki ölmüş ise, saptanacak mirasçılarına yöneltilerek açılır. TMK’nun 713/2. maddesi uyarınca açılan tapu iptali ve tescil davalarında, taraf teşkilinin yargılama sırasında yerine getirilmesi mümkündür. Çünkü bu tür davalar kamu düzeni ağırlıklı davalar olup, bir bakıma re’sen araştırma ve inceleme ilkesine tabi bulunmaktadırlar. Ne var ki eldeki dava da taraf teşkili sağlanmamış ve deliller de toplanmamıştır. Bu halde mahkemece, kayıt maliki … oğlu …’a ( 1313 doğumlu … oğlu …) ait Hazine hasım gösterilmek suretiyle veraset belgesi temin edilerek kayıt malikinin kimliğinin tespit edilmesi, kayıt malikinin ölü olduğunun saptanması halinde mirasçılarına davanın yöneltilmesi, 6100 sayılı HMK’ nun 31. maddesi gereğince davacıdan TMK’nun 713/2 maddesindeki maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan, ölmüş veya gaipliğine karar verilmiş nedenlerinden hangisine dayandığının açıklattırılması, dayanılan hukuki neden açıklattırıldıktan sonra taraflara delillerini sunmak üzere süre ve imkan verilmesi, taraf teşkili bu şekilde sağlandıktan sonra TMK’un 713/1 ve 2.fıkralarında yer alan tüm olumlu ve olumsuz koşulların saptanması; kayıt maliki mirasçı bırakmadan ölmüş ise, murisin terekesi TMK’nun 501. maddesi gereğince doğrudan ve kanunlar gereği Hazineye intikal edeceğinden, bu tür taşınmazların kazanmayı sağlayan zilyetlikle edinilmesinin mümkün olmadığının düşünülmesi (Hazineye kanunlar gereği intikal eden veya edecek taşınmazlar; 1-Padişah malları 2-Mirasçı bakımından ölen kişinin terekesi 3-Kaçak ve yitik şahısların malları, 3402 s.K.nun m.18 ve 766 s.TK.nun m.33/son fıkrası), ondan sonra tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre işin esası bakımından bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Dahili davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’nun 388/4., HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire İlamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine,10.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.