Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/12545 E. 2012/12363 K. 14.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12545
KARAR NO : 2012/12363
KARAR TARİHİ : 14.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

… ile … ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Terme Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 19.04.2011 gün ve 545/621 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, uyuşmazlık konusu 146 ada 14 sayılı parselin kök mirasbırakan babasının babasından intikal ettiği, mirasçılar arasında yapılan taksimde yakın mirasbırakanı babasına isabet ettiği, babasının ölümü ile mirasçılarına kaldığı halde, kadastro sırasında kök mirasbırakan babasının babası adına tespit ve tescil edildiğini açıklayarak, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile yakın mirasbırakanı babasının tüm mirasçıları adına miras payları oranında tapuya tescilini istemiştir.
Davalı …, davayı kabul ettiğini açıklamıştır.
Diğer davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, uyuşmazlık konusu taşınmazın tarafların kök mirasbırakanı Ahmet oğlu …’tan (1904 doğumlu) miras yoluyla intikal ettiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığına, davacı kadastro öncesi hukuki sebebe dayandığından iddiasını tanık dahil her türlü delille ispat edebileceğine, ne var ki davacı yan kök mirasbırakanın tüm mirasçıları arasında yapılan taksim sözleşmesi sunmadığı gibi, özellikle davacı tanıklarından …’ın keşifte kök mirasbırakanın kız çocuklarının bir kısım mirasçılar arasında yapılan taksime katılmadığını bildirmesine, bu şekilde davacının nizalı taşınmazın kök mirasbırakanın tüm mirasçılarının katılımı ile yapılan taksimde yakın mirasbırakanı babasına isabet ettiğini ispat edemediğine, bu şekilde davalı … dışında diğer davalılar bakımdan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacının aşağıda belirtilen husus dışındaki diğer tüm temyiz itirazlarının reddi ile, hükmün … dışındaki diğer davalılara yönelik bölümünün ONANMASINA,
Davacının hükmün taşınmazda …’ın maliki bulunduğu paya ilişkin kısmına yönelik temyiz itirazlarına gelince; anılan davalı 20.04.2010 tarihli yargılama oturumunda davayı kabul ettiğini açıklamış ve beyanını imzası ile onaylamıştır. HUMK.nun 95. (6100 sayılı HMK.nun 308. m.) maddesine göre feragat ve kabul, kesin hükmün hukuki neticelerini hasıl eder ve yapıldığı andan itibaren hüküm ifade eder. Mahkemece, dava konusu taşınmazda davalı …’a mirasbırakanı Ahmet oğlu …’tan (1904 doğumlu) intikal eden miras payı bakımından, geçerli kabul beyanı dikkate alınarak kabule karar verilmesi gerekirken bu husus gözden kaçırılarak anılan davalı yönünden de yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Davacının temyiz itirazlarının açıklanan nedenlerle kabulüyle; hükmün nizalı taşınmazda …’ın maliki bulunduğu paya ilişkin bölümünün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 14.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.