Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/12944 E. 2012/12454 K. 14.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12944
KARAR NO : 2012/12454
KARAR TARİHİ : 14.12.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı ve davalı taraflarından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
1-Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre borçlu vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Borçlular vekili şikayetinde; ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan takipte ipoteğin teminat ipoteği olduğunu, teminat ipoteği şeklinde düzenlenen ipotek belgesine dayalı olarak yapılacak icra takiplerinde gönderilmesi gereken örnek 9 ödeme emri olması gerektiğini, alacaklı olduğunu iddia edenin dayanağı ipotek sözleşmesinin kayıtsız, koşulsuz borç ikrarı içermeyen bir üst sınır ipoteği olduğunu ve bu halde borçluya icra emri gönderilemeyeceğini ancak ödeme emri gönderilebileceğini, ayrıca müvekkillerinin talep edilen tutarda bir borçları bulunmadığını, alacak miktarının belirlenmesinin yargılamayı gerektireceğini, talep edilen ana para, faiz tutarı ve oranının keyfi olarak belirlendiğini ve fahiş olduğunu belirterek icra emrinin ve takibin iptalini talep etmiştir.
İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takiplerde, ipotek limitinin aşılması nedeniyle yapılan başvurular dışında kalan şikayetler İİK.nun 149/a maddesi yollamasıyla aynı Yasanın 33/1 maddesine göre 7 günlük süreye tabidir.
Borçlulara örnek (6) icra emri 18.10.2010 tarihinde tebliğ olunmuş, borçlu tarafından yasal 7 günlük süre geçirilerek 22.12.2010 tarihinde icra emri yerine ödeme emri gönderilmesi gerektiğini, talep edilen tutarda bir borçları bulunmadığını vs. ileri sürerek takibin iptali istenmiştir. Borçlular vekilinin usulsüz tebligata ilişkin bir şikayeti de bulunmadığı gözetilerek istemin süre aşımından reddi yerine işin esası incelenerek sonuca gidilmesi isabetsizdir.
Alacaklı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK.nun 366 ve HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK.nun 366/3.maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 14.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.