Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/12996 E. 2013/6405 K. 02.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12996
KARAR NO : 2013/6405
KARAR TARİHİ : 02.05.2013

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma alacağı

… ile … aralarındaki katılma alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair … 3. Aile Mahkemesi’nden verilen 03.07.2012 gün ve 57/495 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların … 1. Aile Mahkemesi’nin 06.05.2010 tarih, 2008/997 esas ve 2010/362 karar sayılı ilamı ile boşandıklarını, evlilik birliği içerisinde edinilen ve Vakıfbank … Şubesi’nde davalının hesabında bulunan 127.502,47 TL’nin, vekil edeninin yasal hakkı olan yarısını almasını engellemek amacıyla davalı tarafından çekildiğini açıklayarak, bu paranın yarısı olan 63.750 TL’nin boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde, davaya konu banka hesabına 16.07.2008 tarihinde yatan 5.596,35TL’nin vekil edeninin çalıştığı Türkiye Elektrik Kurumu’nun Vakfı’nda biriken para olduğunu, 22.07.2008 tarihinde vadesiz hesaba yatan 55.108,36 TL’nin Türkiye Elektrik Kurumu’ndan aldığı kıdem tazminatı, 23.07.2008 tarihinde vadeli hesaba yatan 55.400 TL’nin vekil edeninin ablası … n 182 ada 31 parsel 4 nolu bağımsız bölümün 13.05.2008 tarihinde satışından elde ettiği ve daha yüksek faiz alabilmek için vekil edeninin banka hesabına yatırılan para olduğunu, 15.12.2008 tarihli vade sonunda elde edilen gelirin 4.465 TL’sinin vekil edeninin ablasının payına düştüğünü, paranın 1.895 TL’sinin vekil edeninin maaşı olduğunu, kalan meblağın çeşitli şekillerde müvekkilince harcandığını ve bu nedenle müvekkilinin parasının bulunmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne; davalının katılma alacağı olan 6.965 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve dosya kapsamından; taraflar 01.09.1992 tarihinde evlenmiştir. 02.12.2008 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin kararın 08.07.2010 tarihinde kesinleşmesi ile boşanmışlardır. Eşler arasında başka mal rejimi seçilmediğinden 01.01.2002
tarihine kadar mal ayrılığı (TKM’nun 170. m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar (TMK’nun 225/2. m) yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK’nun 202.m).
Davaya konu, davalının, Vakıfbank … Şubesi’ndeki 00158018010015071 nolu hesabı edinilmiş mallara katılma rejimi geçerli olduğu 23.07.2008 tarihinde açılmıştır. Banka hesabındaki paranın 5.596,35TL’sinin 16.07.2008 tarihinde davalıya TEK Vakfı tarafından ödendiği, 55.108,36 TL’sinin 22.07.2008 tarihinde yine TEK tarafından davalıya kıdem tazminatı olarak hesaba yatırıldığı tarafların ve mahkemenin kabulündedir. Davacı vekilinin temyiz itirazı, TMK’nun 228. maddesi uyarınca belirtilen meblağların peşin sermayeye çevrilmiş değerinin bilirkişiye hesaplattırılmadan Mahkemece resen hesaplanması ve bunun yanında 55.400 TL’nin davalının ablasına ait olduğunun ispatlanamadığı noktasındadır
Mahkemece, her ne kadar 55.400 TL’nin davalının ablasına ait olduğunun davalı tanıkları ve davacı tanığı Nurten’in beyanları ile ispatlandığı açıklanmış ise de; Mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Davacı tanığı …’ın anılan paranın davalının ablasına ait olduğuna yönelik herhangi bir beyanı bulunmamaktadır. Bu yöndeki savunma, sadece davalı tanığı olan davalının kardeşi … tarafından ifade edilmiş, davalı savunmasını ispatlayacak herhangi bir belge de ibraz etmemiştir. O halde, dava konusu paranın 55.400 TL’sinin edinilmiş mal olduğunun kabulüyle TMK’nun 231, 236/1. maddeleri gereğince durumun değerlendirilmesi düşünülmelidir. Davalıya kıdem tazminatı ve vakıf tarafından ödenen miktarların TMK’nun 228. maddesi gereğince peşin sermayeye çevrilmiş değerinin tarafların ve Yargıtay’ın denetimine olanak verecek şekilde özellikle destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmasında uzman bir bilirkişiye yeniden hesaplattırılarak ve ödemenin peşin yapılacağı gözetilerek doktrinde ve uygulamada benimsenen iskonto (indirim) oranının hesaplamada gözetilmesi, ondan sonra toplanacak deliller çerçevesinde sonucuna göre katılma alacağının belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, ve 103,45 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.