YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13254
KARAR NO : 2013/14262
KARAR TARİHİ : 04.10.2013
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVATÜRÜ: Sınırlandırmanın iptali ve tescil
… ile Hazine ve … Belediye Başkanlığı aralarındaki sınırlandırmanın iptali ve tescil davasının kabulüne dair … Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 30.03.2012 gün ve 563/104 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi, davalı … vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde, vekil edeninin … Belediye Meclisinin kararı ile 163 ada 117 sayılı mera parseli içerisinde yer alan ve dilekçede sınırları açıklanan taşınmaz bölümünü belediyeden satın aldığını, belediyece yapılan özel parselasyonda 1 ada 6 sayılı parsel numarası ile adlandırıldığını, vekil edeninin zilyet ve tasarrufunda bulunan bir yer olduğunu mera ile ilgisinin bulunmadığını açıklayarak 163 ada 117 sayılı parselin (özel parselasyon 1 ada 6 parsel) 600 m2’lik yer bakımından sınırlandırılmasının iptali ile vekil edeni adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.Davalı Hazine vekili, dava konusu taşınmazın özel mülkiyete konu olamayacağını, üzerinde sürdürülen zilyetliğin hiçbir şekilde şahıslara üstün hak vermediğini ileri sürerek davacının davasının reddine karar verilmesini savunmuştur.Davalı … vekili, yargılama oturumlarına katılarak davanın reddini savunmuştur.Mahkemece davanın kabulü ile, teknik bilirkişilerin 30.03.2012 havale tarihli ek bilirkişi raporlarında krokide 10, 11,12,13 ile gösterilen 600 m2 lik yerin … ilçesi, … Kasabası, … Mahallesi, 163 ada 117 parsel sayılı taşınmazdan ifrazı ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.Hüküm, süresi içerisinde davalı Hazine vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava, kadastrodan önceki kazanmayı sağlayan zilyetlik ve satın alma hukuki sebebine dayalı olarak TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi uyarınca açılan mera sınırlandırılmasının iptaline ilişkindir.Mahkemece, yazılı gerekçeyle mera sınırlandırılmasının iptali ile davacı adına 600 m2’lik yerin tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş ise de, mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Uyuşmazlık konusu 163 ada 117 sayılı parsel 1998 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında belgesizden, mera niteliğiyle 451 hektar 4370 m2 (4514370 m2) yüzölçümlü büyük bir alan olarak sınırlandırıldığı, kadastro tutanağının hükmen 13.03.2003 tarihinde kesinleştiği, dosya arasındaki karar örneğinden anlaşılmıştır. Kadastro tutanağının edinme sebebine göre ise, taşınmazın kadim meradan olması nedeniyle sınırlandırıldığı belirtilmiştir. Teknik bilirkişinin raporunda belirtilen ve kabulüne karar verilen taşınmaz bölümü orijinal pafta ile hükme esas alınan krokiye göre 163 ada 117 sayılı mera parselinin ortasında kaldığı ve özel mülkiyete konu yapılması halinde meranın bütünlüğünün bozulmasına yol açacağı sabittir.Bundan ayrı, kadim meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi neye ulaşırsa ulaşsın taşınmaz edinilmesi bakımından zilyede herhangi bir hak bahşetmez ve hukuken geçerli bir sonuç doğurmaz. Dört tarafı mera ile çevrili bir yerin kadim meradan açılmak suretiyle elde edildiğinin kabulü gerekir. Öncesi kadim mera olan bir yerin belediye veya herhangi bir kuruluş ya da kişi tarafından yapılacak her türlü satışı hiçbir şekilde geçerli hukuki bir sonuç doğurmayacağından kadim meraya ilişkin bu tür satışlar bakımından kişinin iyi veya kötü niyetli bulunması da sonuca etkili görülmemektedir. Somut olayda güven ilkesine dayanılması da mümkün değildir.
Öte yandan, kural olarak ve kabule göre kamu tüzel kişileri arasında köy tüzel kişilikleri hariç diğer kamu tüzel kişilerinin hiçbirinin kazanmayı sağlayan zilyetlik ile taşınmaz edinmeleri olanaklı bulunmamaktadır. Öteden beri sapma göstermeyen Daire ve Yargıtay uygulaması da bu yöndedir. Bu nedenle davacının TMK.nun 996. maddesi gereğince satıcısının eklemeli zilyetliğine dayanması da olanaksızdır. Kaldı ki davacının sadece dava konusu taşınmaz üzerindeki evi kullanmak suretiyle taşınmazdan yararlandığı keşif tutanağı kapsamından anlaşılmıştır.Saptanan bu somut olgular karşısında dört tarafı mera ile çevrili bulunan ve kadim meradan açılmak suretiyle elde edilen taşınmaz hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamı ile ve Yargıtay uygulamasıyla örtüşmeyen bir gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Davalı Hazine vekilinin ve davalı … vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı …’nın yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 701,45 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden Belediye Başkanlığı’na iadesine, 04.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.