YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13351
KARAR NO : 2013/13934
KARAR TARİHİ : 01.10.2013
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
… ile … aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair … Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 28.06.2012 gün ve 79/191 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı … temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı … vekili, 279 ada 2 sayılı parselin kadastro çalışmaları sırasında … adına tespit ve tescil edildiğini, üzerinde Belediye’ye ait mezbahane binası bulunduğunu açıklayarak Hazinenin tapu kaydının iptali ile vekil edeni Belediye adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … temsilcisi 07.06.2012 tarihli yargılama oturumunda davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastrodan önceki kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuki sebebine dayalı olarak TMK’nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemenin bu görüşüne katılma olanağıbulunmamaktadır. TMK’nun 713/1. maddesi uyarınca açılan tescil davalarında aynı maddenin 3. fıkrası gereğince davalı … ve ilgili kamu tüzel kişileri yasal hasım durumunda bulunmaktadırlar. Bugüne kadar ki Yargıtay ve Daire uygulaması gereğince Kamu Tüzel Kişileri arasında sadece Köy Tüzel Kişilerinin TMK’nun 713/1. fıkrasında açıklandığı gibi aralıksız çekişmesiz, 20 yıllık malik sıfatıyla zilyetliğe dayalı olarak zilyetlikle taşınmaz edinmeleri mümkündür. Belediye ve diğer Kamu Tüzel Kişilerinin açıklanan Yargıtay uygulaması karşısında kazanmayı sağlayan zilyetlikle taşınmaz edinmeleri olanaklı bulunmamaktadır. Öteden beri sapma göstermeyen Yargıtay ve Daire uygulaması bu yönde iken davacı …’nin kazanmayı sağlayan zilyetlikle taşınmaz edinebileceği yönünde gerekçe göstermek suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.Her ne kadar davacı … dava konusu taşınmazı dava dışı… ‘dan satın aldığını, üzerine mezbahane binası yaptığını açıklamış ve satıcısına ait 04.10.1972 tarih, 2 sıra nolu tapu kaydını sunmuş ise de, 30.03.2012 tarihinde yapılan keşifte … ‘a ait tapunun zemine uygulandığı ve 278 ada 29 sayılı parsele revizyon gördüğü saptanmıştır. Dava konusu parsel ve ada ise bundan farklı olup 279 ada 2 sayılı parsel olduğundan satılan veya satın alınan yerin dava konusu parsel olmadığı uzman teknik bilirkişi raporuyla sabittir. Saptanan bu olgular karşısında davalı …’nin kazanmayı sağlayan zilyetlikle taşınmaz edinemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırıdır.Davalı … temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden …’ye iadesine, 01.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.