YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13819
KARAR NO : 2013/1521
KARAR TARİHİ : 14.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu ipt…… ve tescil
… ve müşterekleri, müdahil davacılar … ve müşterekleri ile … ve … ve … Büyükşehir Belediye Başkanlığı aralarındaki tapu ipt…… ve tescil davasının kabulüne dair …… 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 01.11.2010 gün ve 347/592 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı … vekili ve davalı … vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili, dava dilekçesinde mevkii ve sınırlarını açıkladığı tapulama çalışmaları sırasında tespit harici bırakılan iki parça taşınmazın vekil edenleri tarafından imar -ihya edildiğini ve 1957 yılından bu yana müvekillerinin zilyetliklerinde bulunduğunu açıklayarak, uyuşmazlık konusu taşınmazların vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Asli müdahillerin vekili, nizalı taşınmazların davacılar ile vekil edenlerinin ortak mirasbırakanları……… tarafından imar-ihya edilerek tarım arazisine dönüştürüldüklerini, vefatları ile mirasçılarına intikal ettiklerini ve tüm mirasçılar tarafından tasarruf edildiklerini açıklayarak, anılan mirasbırakanların tüm mirasçıları adına miras payların oranında tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … ve dahili davalılar … Büyükşehir Belediyesi ve …… Belediyesi vekilleri ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, ispat edildiği ve zilyetlik yoluyla kazanma koşulları oluştuğu gerekçesiyle müdahillerin davasının kabulüne, teknik bilirkişi …… Bayrak’ın 02.08.2010 havale tarihli raporu ve ekindeki krokide A harfi ile gösterilen 14.410 m²’lik ve B harfi ile belirtilen 3.092 m²’lik iki parça taşınmazın … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 1994/663 Esas ve 1995/360 Karar sayılı …… mirasçılık belgesindeki miras payları oranında davacı ve müdahil davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı … ve dahili davalı … Belediyesi vekilleri tarafından dilekçelerinde yazılı sebeplerle ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; davacılar uyuşmazlık konusu taşınmazların kendileri tarafından imar-ihya edildiğini iddia etmişlerdir. Müdahil davacılar ise nizalı taşınmazların davacılar tarafından değil, davacılar ile kendilerinin ortak mirasbırakanları olan……… tarafından imar-ihya edildiğini ileri sürmüşlerdir. Davacılar, yargılamada müdahil davacıların bu iddiasına karşı koymuşlardır.
TMK.nun 701.maddesi uyarınca, elbirliği mülkiyetinde mirasçıların tereke malları üzerinde belli pay veya payları olmayıp hakları taşınmazın tamamı üzerine yayılmış olup terekenin tamamını kapsar. Aynı kanunun 702. maddesinde topluluk devam ettiği sürece tasarrufi işlemlerde tüm ortakların oybirliğiyle karar vermeleri gerektiği belirtilmiştir. Dava açmakta tasarrufi bir işlem olup mirasçılardan birinin tek başına dava açması mümkün değildir. Tüm mirasçıların birlikte üçüncü kişilere karşı dava açma zorunluluğu vardır. Ancak, tereke adına bir veya birkaç mirasçının tek başına üçüncü kişilere karşı dava açılması h……nde taraf teşkilinin yargılama sırasında tamamlanması ve sağlanması mümkündür. Bu açıklamalar kapsamında eldeki davaya gelince; davacılar ve müdahil davacıların ortak mirasbırakanı………’in kendilerinden önce vefat eden oğulları …… Martin’in alt soyunun müdahil davacıların açtığı davaya muvafakat ettiklerine dair bilgi ve belge bulunmamaktadır. Yine; davacılar, asli müdahillerin iddialarına karşı koyduklarına göre, asli müdahillerin tereke adına açtıkları davaya olur vermediklerinin kabulü gerekir. Bu durumda, asli müdahillerin davası bakımından, …… Martin’in alt soyu ile davacılar …… ve … Martin ‘in (vefat etmiş iseler mirasçılarının) davaya karşı olurlarının alınması veya TMK. nun 640. maddesi gereğince terekeye temsilci atanması suretiyle taraf teşkilinin sağlanması ve davanın bu şekilde yürütülmesi mümkün ve gereklidir. Öte yandan; dosyadaki evraka göre, davacılardan …, eşi …… Martin’in vefat tarihi gözetildiğinde, ……’nin mirasbırakanları ………’e mirasçı olamayacaklarından anılan davacının asli müdahillerin açtığı davaya olur vermesine gerek bulunmamaktadır. Mahkemece, bu usuli eksiklikler yerine getirilerek dava şartı olan taraf teşkili tamamlandıktan sonra uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olamamıştır. Öte yandan, tereke elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olduğu halde paylı mülkiyet biçiminde karar verilmesi de isabetsizdir.
Kabule göre de; hükme esas alınan … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 1994/663 Esas ve 1995/360 Karar sayılı mirasçılık belgesinde mirasçı olarak görünen …… Martin, hükümden önce 07.06.2010 tarihihde vefat etmiştir. TMK.nun 28. maddesi uyarınca; kişilik ölümle son bulur. 04.05.1978 tarih ve 4/5 sayılı Yargıtay …… kararı uyarınca, ölü kişi adına iptal ve tescile karar verilemez. Hal böyle iken, TMK.nun 28. maddesine aykırı olarak az yukarıda belirtilen mirasçılık belgesine yollama yapılarak ölü …… Martin adına pay oluşturacak şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Davalı … ve dahili davalı … Belediyesi vekillerinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre işin esasına yönelik hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire İlamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 60.00 TL peşin harcın istek h……nde …’na iadesine 14.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.