Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/1423 E. 2012/7819 K. 21.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1423
KARAR NO : 2012/7819
KARAR TARİHİ : 21.09.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

… ile …aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Aşkale Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 27.10.2011 gün ve 188/226 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR
Davacı vekili, dava dilekçesinde dava konusu taşınmazın vekil edeni ve ailesinin 20 yılı aşkın süreden beri zilyetliğinde bulunduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptaliyle davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili 15.02.2010 tarihli yargılama oturumunda ise dava konusu taşınmazın davacıya babasından intikal ettiğini ve rızai taksimle davacıya düştüğünü açıklamıştır.
Davalı Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne, dava konusu 136 ada 1 nolu parsele ilişkin tapunun iptaliyle davacı adına tesciline karar verilmiştir. Hüküm davalı Köy Tüzel Kişiliği temsilsisi tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; keşif yerinde dinlenilen davacı tanıkları, taşınmazın miras bırakan … ‘dan davacıya kaldığını doğrulamakla birlikte, intikal şekli hakkında bir açıklama yapmadıkları gibi bu husus mahkeme hakimi tarafından da resen sorulup belirlenmemiştir. Uyaptan alınan nüfus aile kaydına göre 22.10.1971 tarihinde ölen miras bırakan …’ın davacıdan başka, davada taraf sıfatını almamış mirasçıları bulunmaktadır. Ölüm tarihine göre terekesi el birliği mülkiyeti hükümlerine tabidir. Eldeki dava, mirasçılık sıfatı olmayan üçüncü kişiye karşı açılmıştır.
6100 sayılı HMK’nın 33 (HUMK.nun 76). maddesi hükmüne göre, davanın esası olan maddi olayların ileri sürülmesi taraflara, bunların nitelendirilmesi ve uygulanacak kanun maddesini belirlemek hakime aittir. İddianın ileri sürülüş şekline göre; davacı dava konusu taşınmazın tereke malı olmaktan çıktığını, mülkiyetinin kendisine geçtiğini ileri sürerek, tamamının adına tescili isteğinde bulunmuştur. Dava, tereke adına açılmamıştır.
Bu açıklamalara göre; uyuşmazlık konusu taşınmazın, miras bırakandan davacıya devir şekli (taksim, bağış, satış v.s.) üzerinde durulması, dava şartı bakımından önemlidir.
Dava şartı, kamu düzeni ile ilgili olduğundan taraflarca ileri sürülmese dahi, mahkemece kendiliğinden araştırılıp belirlenmelidir. Kaldı ki; HMK.nın 31. Maddesine göre, hakim, uyuşmazlığın aydınlanmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davanın doğru biçimde sonuçlandırılması için davanın ne olduğunun anlaşılması gerekir. Davanın niteliği anlaşılamadan hangi kanuni düzenlemeye göre sonuçlandırılacağı noktasına ulaşılamaz.
Mahkemece; tereke adına dava açmayan ve taşınmazın tamamının muris babası …’dan taksimle kendisine kaldığının ileri sürülmesi nedeniyle, bu iddiasını kanıtlaması için davacıya süre ve imkan verilmelidir. İddianın ileri sürülüş şekline göre; öncelikle dava şartı üzerinde durulması gerekir. Yapılacak araştırma sonunda çekişme konusu taşınmazın halen el birliği mülkiyetinde olduğunun anlaşılması durumunda, mirasçılardan birinin ya da birkaçının taşınmazın tamamının ya da payının kendi adına tescili için açtığı dava, diğer mirasçıların paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına da dava açılmadığından, davaya diğer mirasçıların katılması (olurlarının alınması) veya TMK.nun 640.maddesi uyarınca miras ortaklığına temsilci tayin edilmek suretiyle davaya devam edilmesi de mümkün bulunmadığından, davanın, dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekir. Aksi durumda ise, dosya içeriğine, iddia ve savunma çerçevesinde toplanacak delillere göre uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, değinilen usulü eksiklik yerine getirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davalı Köy Tüzel Kişiliği Temsilcisinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve kanuna aykırı görülen hükmün 6100 sayılı HMK’nın geçici 3.maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK’nın 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve davalıdan peşin alınan 40,00 TL harcın iadesine 21.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.