YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3233
KARAR NO : 2012/5977
KARAR TARİHİ : 21.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
… ile … ve … aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair …1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 19.04.2011 gün ve 598/582 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı … vekili, evlilik birliği içinde edinilerek davalı eş … adına tescil edilen 269 ada 13 parselin davalı eş tarafından muvazaalı olarak diğer davalı-kardeşi …’a devredildiğini ileri sürerek, tapu kaydının iptaliyle davalı eş adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, boşanma davasının derdest ve satışın gerçek olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, yargılama oturumlarına katılmamıştır.
Mahkemece, davanın katkı payı istemine ilişkin bulunduğu ve boşanma davasının kesinleştiğine ilişkin belge sunulmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyize konu dava, Borçlar Kanununun 18.maddesi uyarınca açılmış şahsi hakka dayalı muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Muvazaa, irade ile beyan arasında kasten yaratılan aykırılık olarak tanımlanabilir. Böyle bir iddia karşısında, aslolan tarafların akitteki gerçek ve müşterek amaçlarının saptanmasıdır. Davacı, şahsi hakkına dayanarak ileride açabileceği mal rejiminin tasfiyesi ile hak edebileceği alacağının tahsilini sağlamak amacıyla eldeki davayı açmış, tapu kaydının iptali ile davalı eş adına tescile karar verilmesini istemiştir. Davacının böyle bir davayı açmasında hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerekir. Muvazaa nedeniyle açılmış bulunan temyize konu davanın kanuni dayanağı BK.nun 18.maddesi olduğuna, davalılar arasında gerçekleştirildiği ileri sürülen muvazaalı işlem davacı yönünden haksız eylem niteliğinde bulunduğuna göre, uyuşmazlığın çözüm yeri dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK.nun 1 ve devamı maddeleri uyarınca belirlenecek genel mahkemelerdir. Dava, Aile Mahkemesi sıfatıyla açılmış ve bu sıfatla hükme bağlanmıştır. Görev kamu düzeni ile ilgili olduğundan iddia ve savunma olarak ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece re’sen gözönünde bulundurulur. Çekişme konusu taşınmazın belirtilen değerine göre temyize konu tapu iptali ve tescile ilişkin davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine ait olması nedeniyle davanın Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla görülmesi (kural olarak; mahallinde Aile Mahkemesi kurulmuş yerlerde görevsizlik kararı verilmesi) gerekirken, hatalı değerlendirmeyle ve davanın katkı payı alacağına ilişkin bulunduğu gerekçesiyle Aile Mahkemesi sıfatıyla görülen davanın esası hakkında karar verilmesi doğru değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı … Yılmaz vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve yasa hükümlerine uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına; HUMK.nun 388/4 (HMK.m 297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 18,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
21.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.