YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3774
KARAR NO : 2012/4737
KARAR TARİHİ : 24.05.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtiraz
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu itirazında Beykoz İcra Müdürlüğünün 2011/3348 Esas sayılı icra takip dosyası ile Beykoz Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/634 Esas 2009/975 Karar sayısı ile ilamlı icra takibi yapıldığını, alacaklılara hiç borcu olmadığını, yapılan icra takibinin yasal olmadığını, Sulh Hukuk Mahkemesi kararının 3 kişi hakkında verildiğini, takipte ise iki kişi tarafından takip yapıldığını, bu dava ile ilgili tekrardan Beyoğlu 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/45 Esas dosyası ile hakkında dava açıldığını, davanın halen daha derdest olduğunu, davalar devam ederken bu kişilerin takip yapmasının yasal olmadığını belirterek takibin iptalini istemiştir.
HGK.nun 08.10.1997 tarih ve 1997/12-517 E, 1997/776 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere ilamların infaz edilecek kısmı hüküm bölümüdür. Hüküm içeriğinin aynen infazı zorunludur. İcra mahkemesince, ilamın infaz edilecek kısmı yorum yolu ile belirlenemez.
Somut olayda, Beykoz İcra Müdürlüğünün 2011/3348 Esas sayılı icra takip dosyasında alacaklı … ve …vekili tarafından borçlu … aleyhine Beyoğlu 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 30.12.2009 tarih 2008/634 Esas, 2009/975 Karar sayılı ilamına istinaden ilamlı icra takibi yaptırdığı, yenileme emrinin borçluya 19.09.2011 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Beyoğlu 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 30.12.2009 tarih 2008/634 Esas 2009/975 Karar sayılı ilamının 2 nolu hüküm kısmında “davacılar …, … ve … olup, takibe konu hüküm ise “… toplam 55.900,00 TL kira bedelinin sözleşmenin 20. maddesi gereğince ihtar tarihinden itibaren kararlaştırılan % 10 gecikme faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine” şeklindedir. Böylece her bir davacı alacaklı hükme bağlanan miktarı eşit şekilde talep edebilme hakkını elde etmiştir. Bu durum karşısında takip talebi ve ödeme emrinde istenilen toplam alacağın 2/3 istenmiş olduğundan ilama aykırı bir talep söz konusu değildir.
Öyle ise mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken ilamda davacı olan …’ın takipte gösterilmediği bu itibarla icra emrinin takip dayanağı ilama uygun olarak düzenlenmediği gerekçesi icra emrinin iptali şeklinde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.nun 366 ve HUMKnun. 428.maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 24.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.