YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4607
KARAR NO : 2012/5436
KARAR TARİHİ : 07.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İcra Hukuk) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Şikayetçiler vekili şikayet dilekçesinde;… Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/77 Esas sayılı kararına konu müdahalenin menine ilişkin ilamın Kozan İcra Müdürlüğünün 2003/1555 Esas sayılı dosyasında takibe konulduğunu ve 24.03.2006 tarihinde infaz işlemi yapıldığını, bu yerin davalı tarafça teslim alındığını, anılan işlem kesinleşmiş iken ikinci kez infaz işlemi yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, borçlu … yönünden ise, infaz işleminin hatalı olduğunu, takometrik ölçümün zemine uygulanmadığını, sağlıklı bir ölçüm yapılmadan Davalıya yerin teslim edildiğini, 11.10.2011 tarihli tutanakta teslim edilen yere ilişkin krokinin de düzenlenmediğini ve sonuç olarak Kozan İcra Müdürlüğünün 2003/1555 Esas sayılı dosyasından 11.10.2011 tarihinde yapılan taşınmazın teslimine ilişkin işlemin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, borçlular adına yer teslim tutanağının 10/01/2012 tarihinde tebliğ edildiği ve şikayetçiler vekili tarafından şikayet davasının 20/01/2012 tarihinde açıldığından bu tarih itibariyle yasal 7 günlük süre içerisinde başvuruda bulunulmaması nedeniyle şikayetin reddine karar verilmiştir. Borçlular vekili temyiz aşamasında takip konusu ilamda kendisinin vekille temsil edildiğini, bu sebeple, tüm tebligatın vekile yapılması gerektiğini belirterek asillere gönderilen bu tebligatın geçersiz olduğunu ileri sürmüştür.
7201 sayılı Tebligat Kanunu 11/1, Avukatlık Kanununun 41, HUMK’nun 62 ve 68.maddeleri uyarınca vekille temsil edilen işlerde her türlü tebligatın vekile yapılması zorunludur. Takip konusu ilamda borçlu asillerin kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden takiple ilgili tüm tebligatların bu vekile yapılması gerekirken asile yapılması geçersizdir. Kaldı ki ilama aykırı infaz yapıldığına yönelik hususlar süresiz şikayet konusu yapılabilir. O halde, şikayetin esastan incelenmesi gerekirken süreden reddi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlular vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının
yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 07.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.