Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/5128 E. 2012/12012 K. 07.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5128
KARAR NO : 2012/12012
KARAR TARİHİ : 07.12.2012

AHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

… ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Ermenek Sulh Hukuk Mahkemesi’nden verilen 12.03.2012 gün ve 83/76 … hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K AR A R

Davacı, kadastro çalışmaları sırasında dava konusu 182 ada 6 parsel … taşınmazın Hazine adına tespit ve tescil gördüğünü, oysa bu yerin en az 20 yılı aşkın süreden beri zilyetliği altında bulunduğunu açıklayarak, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Hazine, kadastro tespitinin doğru olduğunu, davacı yararına zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleşmediğini ve dava konusu yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne, dava konusu 182 ada 6 nolu parselin Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Hüküm, Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; dava konusu 182 ada 6 nolu parsele ilişkin kadastro tutanağı getirilmiştir. 714,51 m2 olarak, ham toprak niteliğiyle, senetsizden, 14.8.2008 tarihinde Hazine adına tespit görmüş ve itirazsız olarak 23.1.2009 tarihinde kesinleşmiştir. Çap kaydı davalı Hazine uhdesindedir. Komşu parsellere ilişkin kadastro tutanakları getirilmiştir. Senetsizden tespit ve tescil edildikleri görülmüştür. Keşif yapılmıştır. Mahkemece yapılan gözlemde; taşınmazın Ermenek HES Barajının suları altında kaldığı belirlenmiştir. Yerel bilirkişiler ayrı ayrı dinlenmiştir. Özet olarak; nizalı taşınmazın önceden Mehmet Ayan ve arkadaşlarına ait olduğunu, 30 yıl kadar önce davacıya haricen sattıklarını, davacının 30 yıldan beri ekip sürdüğünü, daha sonra bu yeri ağaçlandırdığını, ağaçların tahmini 15 – 20 yaşlarında olduğunu söylemişlerdir. Re’sen dinlenen tespit bilirkişileri de aynı mealde beyanda bulunmuşlardır. Fen bilirkişileri, ile ziraat teknikerleri nizalı taşınmazın baraj gölü suları altında kaldığını rapor etmişlerdir. Ayrıca, çektikleri renkli fotoğrafları dosyaya sunmuşlardır. DSİ Genel Müdürlüğü 4. Bölge Müdürlüğü’nün 24.6.2011 tarih ve 230160 nolu yazılarında; dava konusu 186 ada 6 nolu parselin altı yüz otuz kotunda olup, Hazine adına kayıtlı olduğu için kıymet takdiri tutanağı düzenlenmediği belirtilmiştir.
Açıklanan olgular Mahkemenin ve tarafların bilgisi dahilindedir. Uyuşmazlık kadastro çalışmalarında ham toprak niteliğiyle, davalı Hazine adına tespit ve tescil edilen nizalı yerde tespit öncesi eklemeli zilyetliğin davacıda bulunup bulunmadığı ve bu yerin baraj gölü suları altında kalmadan önce tarım arazisi niteliğinde olup olmadığında toplanmaktadır. Bilindiği üzere, hak düşürücü süre içerisinde tespit öncesi nedenlere dayalı olarak açılan bu tür davalarda davacının TMK. nun 6. maddesi uyarınca, iddiasını ispat etmesi gerekir. Keşifte dinlenen yerel bilirkişiler özetle; taşınmazın önceden Mehmet Ayan ve kardeşlerine ait olduğunu, harici satışla davacıya geçtiğini, eklemeli zilyetliğin en az 30 yıldan beri davacıda olduğunu söylemişlerdir. Ne var ki, talep olmadığı ve eldeki dava kadastro tespitine itiraz davası niteliğinde bulunmadığı halde tespit bilirkişileri dinlenerek karar verilmesi doğru değildir. Şöyle ki; öncelikle davacıya varsa tanık listesi ve tüm delillerini bildirmesi için süre ve imkan tanınması, tanık listesini bildirdiğinde tanıkların mümkün olduğunca taşınmaz başında yapılacak keşifte yöntemine uygun biçimde çağırılarak ayrı ayrı dinlenmeleri, tanıklardan önceki malik, onun tasarruf biçimi, sonra davacıya intikal şekli, davacının kullanım biçimi hakkında yer ve zaman gösterilerek kapsamlı bilgiler alınması, beyanlar arasında çelişki olduğu taktirde giderilmeye çalışılması gerekir.
Bundan ayrı, taşınmazın tespiti 14.8.2008 tarihinde yapılmıştır. Keşif, 31.3.2011 tarihinde icra edilmiştir. Öyle ise, DSİ Genel Müdürlüğü 4. Bölge Müdürlüğü’nden söz konusu baraj için hangi tarihte su tutulmaya başlandığı, nizalı yerin sular altında kalıp kalmadığı, yaz aylarında baraj gölündeki kısmi olarak suların çekilip çekilmeyeceğinin ve kısmi çekilme ile dava konusu taşınmazın açıklığa çıkıp çıkmadığının sorulması zorunludur. Ayrıca, taşınmazın daimi nitelikte baraj gölü suları altında kaldığının bildirilmesi durumunda paftası üzerinde keşif yapılarak mahalli bilirkişiler ve taraf tanıklarından pafta üzerinden nizalı taşınmazın mevkii, sınırları, sınır komşuları, önceki ve sonraki zilyetleri ve onların tasarruf biçimleri hakkında kapsamlı, açıklamalı bilgiler alınması, ayrıca davacının İlçe Tarım Müdürlüğü’nden bu taşınmaz için çiftçi yardımı alıp almadığının sorulması, tüm bu bilgi ve belirlemelerin tapu fen memuru yetki ve yeteneğini haiz uzman bilirkişiye düzenlettirilecek ölçekli kroki ve rapora yansıttırılması, davacının zilyetliğinin belirlenmesi ve nizalı yerin ekonomik amaca uygun olarak zilyet edilip edilmediğinin ortaya çıkması halinde mülkiyetin tespitine, aksi halde davanın reddine karar verilmesi gerekirken belirtilen biçimde araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru olmamıştır. Öte yandan, DSİ 4. Bölge Müdürlüğü’nden komşu taşınmazların kamulaştırmalarıyla ilgili olarak keşif ve kıymet taktirlerinin yapılıp yapılmadığı, bu yerlerle ilgili olarak taşınmazların daimi nitelikte baraj gölü suları altında kalmadan önce film ve fotoğraf çekilip çekilmediğinin soruşturulması gerekir.
Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları tüm bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 … HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 … HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna 07.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.