Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/5263 E. 2012/5903 K. 21.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5263
KARAR NO : 2012/5903
KARAR TARİHİ : 21.06.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

K A R A R

Borçlu vekili şikayetinde, takibe konu ilamın tehiri icra talepli temyiz ettiklerinden icra müdürlüğünce İİK.nun 36. maddesi gereğince kendilerine mehil belgesi verilmesini sağlamak amacıyla teminat mektubunun temini için bankaya başvuru aşamasında borçlunun evine hacze gidildiğini, haciz ve muhafaza baskısı ile alacaklı vekilinin banka hesabına 5.000 TL yatırıldığını, alacaklı vekiline muhtıra çıkartılarak bu paranın takip dosyasına iadesi ve kendilerine ödenmesine yönelik taleplerinin ise icra müdürlüğünce reddedildiğini belirtip icra müdürünün bu ret kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Her ne kadar İİK.nun 36. maddesinde “ilamı temyiz eden borçlu hükmolunan para veya eşyanın resmi bir mercie depo edildiğini ispat eder yahut hükmolunan para ve eşya kıymetinde icra mahkemesince kabul edilecek taşınır rehin veya muteber banka kefaleti gösterirse veya borçlunun hükmolunan para veya eşyayı karşılayacak malı mahcuz ise, icranın geri bırakılması için Yargıtay’dan karar alınmak üzere İcra Müdürü tarafından kendisine münasip bir mühlet verilir…” hükmü yer almakta ise de; borçlu 5.000 TL’yi 23.12.2012 tarihinde yatırmış, kendisine mehil belgesi ise 06.01.2012 tarihinde verilmiştir. Ödemenin yapıldığı tarih itibariyle alacaklının takibe devam imkanı vardır. Borçlunun borca mahsuben yaptığı ödemenin iadesi gerekmez. İcra Müdürlüğünün 04/01/2012 tarihli borçlunun iade isteminin reddine dair kararı yerinde olduğundan mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken istemin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.nun 366 ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA ve taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK.nun m. 297/ç) ve İİK.nun 366/3.maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.