YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5704
KARAR NO : 2012/5952
KARAR TARİHİ : 21.06.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
6100 sayılı HMK.nun 114. maddesinde, tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması, dava takip yetkisine sahip olunması ve vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunmasının hususlarının dava şartlarından olduğu, yine aynı yasanın 115. maddesinde; mahkemece, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılacağı, dava şartı noksanlığının tespit halinde davanın usulden reddine karar verileceği, ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre vereceği, bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedeceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, 05.10.1993 doğumlu … aleyhinde 06.09.2010 tarihinde başlatılan icra takibine itiraz etmek üzere anne … küçüğe velayeten Av. … ‘a 04.10.2011 tarihinde vekalet vermiştir. Bu vekaletname ile 06.10.2011 tarihinde icra mahkemesinde şikayette bulunulmuş ve dava esasa kayıt edilmiştir. Şikayetçi …’in 06.10.2011 tarihi itibariyle reşit olması nedeniyle 10.10.2011 tarihinde bizzat kendisi aynı vekile noterde vekaletname vermiş bu da dosyaya 01.11.2011 tarihinde sunulmuştur. Mahkemece 28.11.2011 tarihinde yapılan tensipte, dava tarihi itibarıyla …’ın 18 yaşını doldurduğu ve annesi Melek Acar’ın dava açma ehliyeti bulunmadığı ve bu eksikliğin sonradan tamamlanabilecek bir eksiklik olmadığından bahisle davanın HMK.nun 114. maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar annenin velayet hakkının mevcut olduğu dönemde küçüğe atadığı vekilin vekalet görevi küçüğün reşit olması ile son bulmuş ise de, yukarıda belirtilen BK. nun 397/2. maddesinde yer verilen vekaletin son bulmasının müvekkilin menfaatini tehlikeye koyması halinde, müvekkilinin bizzat işi görebilecek hale gelinceye kadar vekalet görevinin ifasına devam etmek zorunda bulunduğu hükmü ile yine aynı kanunun 410 vd maddelerinden düzenlenmiş olan vekaletsiz iş görme hükümleri nazara alınarak, küçüğün reşit olduktan sonra aynı vekile vekaletname vererek eksikliği tamamladığı ve dava açılmasına icazet verdiği, HMK.nun 115. maddesi gereğince dava şartı noksanlığının giderildiği nazara alınarak işin esasının incelenmesi yerine yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Şikayetçi vekilinin temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HMK.nun 371. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK.nun 297/ç) ve İİK.nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.