Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/6579 E. 2012/11631 K. 03.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6579
KARAR NO : 2012/11631
KARAR TARİHİ : 03.12.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili şikâyetinde; alacaklı oldukları Urla İcra Dairesinin 2010/658 esas sayılı dosyasından kendilerine muhtıra gönderildiğini, icranın iadesi amacıyla düzenlenen muhtıranın takibe dayanak mahkeme ilamının henüz kesinleşmemesi sebebiyle İİK.’nun 40/2. maddesi hükmüne aykırı olduğundan İcra Müdürlüğünce çıkarılan muhtıranın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, muhtıra tebliğine ilişkin işlemin usul ve yasaya uygun olması nedeniyle şikâyetin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İİK.nun 40/2. maddesi “Bir ilâm hükmü icra edildikten sonra Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kesin bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski hâline iade olunur” hükmünü içermektedir.
Böylece; İİK.nun 40/2. maddesinde icra edilen ilam hükmünün bozulması halinde ödeme yapan kişinin borçlu olmadığının ancak kesinleşen bir ilamla belirlenmesinden sonra infazın eski hale iade edilebileceği açıklanmıştır. Bu nedenle, borçlunun, icranın iadesini isteyebilmesi için (İİK.nun 40/2. maddesi gereğince) bozmadan sonra verilecek hükmün kesinleşmesi zorunludur. Somut olayda, Yüksek Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin bozmasından sonra verilmiş ve kesinleşmiş bir mahkeme ilamı bulunmadığından icranın iadesi şartları bulunmamaktadır.
O halde; mahkemece şikâyetin kabulü İcra Müdürlüğünün 09.03.2012 tarihli işleminin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile şikâyetin reddi isabetsizdir.
Davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK.nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 03.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.