Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/6810 E. 2013/1522 K. 14.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6810
KARAR NO : 2013/1522
KARAR TARİHİ : 14.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil

… ile … ve …… Köyü …… Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair …… Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 29.12.2011 gün ve 722/ 835 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı … vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı olan ve …… çalışmaları sırasında “taşlık” niteliğiyle tespit dışı bırakılan, yaklaşık 90-100 dönümlük taşınmazın…… ve kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal nedenlerine dayanarak vekil edeni adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.
Davalı … vekili, taşınmazların …… hüküm ve tasarrufu altında bulunan “taşlık” yerlerden olduğunu, zilyetlikle kazanılamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı …… Köyü …… Kişiliği temsilcisi, takdiri mahkemeye bıraktığını bildirmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, 01.06.2010 tarihli teknik bilirkişi raporunda sınırları açıklanan 86.092.55 m2’lik yerin davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; … …… Müdürlüğü’nün 28.06.2010 gün ve 395 sayılı cevabi yazısına göre; taşınmaz 1962 yılında başlayan ve 1967 yılında sona eren tapulama çalışmalarında “taşlık” vasfı ile tescil harici bırakılmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, 766 sayılı Tapulama Yasası’nda; imar ve ihyadan söz edilmemektedir. Ancak, 10.09.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3402 sayılı …… Kanunu ile imar ve ihya sözcükleri kanun kapsamına alınmıştır. Ayrıca, imar ve ihyadan maksat taşlık, …, …… vs. gibi yerlerin yoğun emek ve para harcanarak kullanıma hazır hale getirilmesidir. Kaldı ki; 80 dönüm miktarındaki bu yerin insan gücü ile üç beş yılda imar ve ihyası olanaklı değildir. İş makinalarıyla yapılan işlemler imar ve ihya sayılmamaktadır. Kural olarak taşlık niteliği ile tapulama harici bırakılan yerlerin imar ve ihyaya muhtaç olduklarının kabulü gerekir. Bu nedenle, 3402 sayılı …… Kanunu’nun 17. maddesinde …… için öngörülen tüm olumlu koşulların davacı yararına yararına gerçekleşmesi halinde böyle bir yerin kazanmayı sağlayan zilyetlik ve…… yoluyla edinilmesi mümkündür. 14.05.2010 tarihli keşifte dinlenen Yerel Bilirkişi ve tanıklar dava konusu taşınmazın davacı tarafından 1977 yılında taşlardan temizlenmeye başlandığını ve 3 yıl boyunca bedenen ve …… gücü ile taşlardan temizlenerek tarım arazisi haline getirildiğini açıklamış ise de 25.10.2010 tarihli keşifte dinlenen … ……i bilirkişi taşınmazın sığ …… derinliği, taşlık ve eğim derecesi ile arazi kullanma kabiliyetine göre 5……. tarım arazisi vasfında olduğunu bildirmiştir. Bu belirlemelere göre, yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile keşifte elde edilen … ……i Bilirkişi raporu arasındaki çelişki giderilmediği gibi, sadece 1984 tarihli hava fotoğrafı ile sonuca ulaşmak olanaklı değildir. Öte yandan taşınmazın tapulu olup olmadığı araştırılmamıştır. Bu husus, çifte tapunun önlenmesi bakımından gereklidir.
Tüm bu açıklamalar kapsamında; mahkemece; tespit tarihinden sonra ve dava tarihinden geriye doğru 20–30 yıl öncesine ait (1979-1989 yılları arası) en az iki farklı tarihli hava fotoğraflarının……… Komutanlığı’ndan; fotoplan, fotometrik ve fotoğrametrik paftaların ise İl …… Müdürlüğü’nden getirtilerek dosyaya eklenmesi, yeniden yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve tanıkların, HMK’nun 243 ve 244. maddeleri gereğince keşif yerine davetiyeyle çağrılması, aynı Kanunun 259 ve 290/2. maddeleri uyarınca uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle yerel bilirkişi ve tanıkların keşif yerinde dinlenmesi, yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konusu taşınmazın niteliği, ……nın kim tarafından hangi tarihte ve ne şekilde yapıldığı, hangi tarihte bittiği, taşınmaz üzerinde tarımsal ekonomik amacına uygun zilyetliğin hangi tarihte başladığı ve dava tarihine kadar kim tarafından ne şekilde sürdürüldüğü hususlarının sorularak açıklığa kavuşturulması, davacının hangi ve ne tür …… gücü kullanarak taşınmazı, taşlardan temizlediğinın aynı biçimde soruşturulup saptanması, beyanlar arasında çelişki bulunması halinde HMK’nun 261. maddesi gereğince giderilmesine çalışılması, aynı keşifte daha önceden keşfe iştirak etmeyenler arasından resen belirlenecek … ……i, …… fen bilirkişisi, jeodezi ve fotoğrametri ……inden oluşacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulu marifetiyle hava fotoğrafı ve paftaların uygulanması yaptırılarak taşınmazın niteliği ve kullanım süresinin ne zaman kullanılmaya başlandığının belirlenmesine çalışılması, tanık ve yerel bilirkişi sözleri, bilimsel esaslara göre hazırlanan bilirkişi raporlarıyla denetlenmesi, taşınmazın niteliği ve tarımsal amaçlı zilyetlik başlangıç tarihi ile süresinin ayrı ayrı tespit edilmesi, nizalı yerin tapuda kayıtlı yerlerden olup olmadığının belirlenmesi açısından teknik bilirkişinin rapor ve krokisi eklenerek durumun Tapu Müdürlüğü’nden sorulması, tapuda kayıtlı yerlerden ise dayanak belgeler getirtilerek dosya arasına konulması, sonrasında toplanan tüm delillerin iddia ve savunma kapsamında değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekmektedir. Eksik araştırma ile hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Davalı … vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire İlamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 14.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.