YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6917
KARAR NO : 2012/7783
KARAR TARİHİ : 21.09.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Takibe, borca ve faize itiraz
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sora işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İcra takibinin dayanağı Isparta İş Mahkemesinin 21.10.2008 tarih, 2007/425 Esas, 2008/287 Karar sayılı ilamında, TİS.den kaynaklanan ücret farkı, prim, sosyal yardım, taşıt yardımı, giyim yardımı ile ikramiye alacağının en yüksek işletme kredisi faiziyle, kıdem tazminatı alacağına ise bankalarca mevduata uygulanan en yüksek mevduat faiziyle tahsiline karar verilmiştir. Borçlu kararda brüt olarak belirlenen alacaklardan kesilmesi gereken vergi ve sigorta primlerinin düşülmesinden sonra kalan net miktarı için takip yapılabileceğini, bu nedenle alacak miktarlarının dolayısı ile brüt alacak üzerinden hesaplanan faiz miktarlarının hatalı olduğunu, ayrıca hesaplanan faiz oranlarının fahiş ve faiz miktarlarında fazla olduğu belirtilip icra emrinin iptalini istemiştir. Mahkemece, tüm banka şubelerinde mevduata fiilen uygulanan en yüksek ve işletme kredisine fiilen uygulanan en yüksek faiz oranları sorularak alınan cevaplara göre yaptırılan bilirkişi incelemesinde; ilamda hükmedilen alacak miktarları üzerinde faizlerin hesaplandığı ve bu rapor nazar alınarak, icra emrinin düzeltilmesine karar verildiği görülmektedir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94, 61, 103 ve 104. maddeleri gereğince; ücretten kesilmesi gereken vergiler ve sigorta primlerinin, ilgili kamu idaresine ödenmesi zorunluluğu borçlu işverene aittir. Bir başka anlatımla; ilamda açıkça net alacağa hükmedilmemiş ise hükmedilen alacak brüt kabul edilir. Alacaklı ilam konusu bedelden bu kesintilerin düşülmesinden sonra kalan net miktar için ilamlı takip yapabilir.
Bu durumda mahkemece ilamda hükmedilen alacak kalemleri için net açıklaması bulunmadığından brüt olarak hükmedildiği kabul edilmeli, anılan yasal düzenlemeler de nazara alınarak, bilirkişiden net alacak miktarlarının ve bu miktarlar üzerinden ilamda belirlenen faiz türlerine göre işlemiş faizlerinin hesap ettirilmesi oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir. Eksik inceleme ile hatalı bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz istemlerinin kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.nun 366 HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK.nun 366/3.maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 21.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.