YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/720
KARAR NO : 2012/11036
KARAR TARİHİ : 23.11.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
… ile … aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Hanak Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 17.06.2011 gün ve 214/137 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, babasından miras yoluyla intikal eden ve taksimde kendisine isabet eden bir kısım yerin kadastro sırasında 142 ada 81 parsel sayılı taşınmaz içerisinde davalı adına tespit ve tescil edildiğini açıklayarak, nizalı taşınmazda zilyetliği altında bulunan bölümün tapu kaydının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, 03.10.1979, 10.10.1985 ve 20.06.1998 tarihli adi yazılı sözleşmelere dayanarak ve nizalı taşınmazda bir kısım yerin kendisine miras yoluyla intikal ettiğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, ispat edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne; 142 ada 81 parsel sayılı taşınmazda teknik bilirkişinin 14.06.2011 tarihli krokisinde A harfi ile gösterilen 5157,66 m2’lik kısmın tapu kaydının iptali ile davacı, aynı krokide B ve C harfleri ile gösterilen bölümlerin ise, davalı adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; davacının nizalı taşınmaz bakımından o yer Kadastro Mahkemesinde açtığı davada, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12. maddesinde askı ilan süresi içerisinde öngörülen otuz günlük itiraz süresi geçirildikten sonra dava açıldığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek, dosya hüküm veren mahkemeye gönderilmiştir. Dava konusu 142 ada 81 sayılı parselin kadastro tutanağı ve tapu kaydının incelenmesinde, taşınmazın 05.05.2006 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında belgesizden davalı adına tespitinin yapıldığı ve tespitin itirazsız olarak kesinleşmesiyle 11.12.2007 tarihinde tapu kaydının oluştuğu görülmüştür. Bu durumda taraflar iddia ve savunmalarında, taşınmazın kadastro tespit tarihinden önceki hukuki sebeplere dayandıklarına göre; tarafların, iddia ve savunmalarını tanık dahil her türlü delille ispat edebilmeleri mümkündür. Bu kapsamda, gerek o yer Kadastro Mahkemesinde gerekse hüküm veren mahkemede yapılan keşiflerde dinlenilen yerel bilirkişi ve tanıklarının tamamının dava konusu taşınmazdaki nizalı bölümde, davacı yararına miras yoluyla intikal, taksim ve eklemeli zilyetlik yoluyla kazanma koşullarının oluştuğunu açıklamalarına göre, davalının aşağıda belirtilen husus dışındaki sair tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki, o yer Kadastro Mahkemesinde yapılan keşfe katılan teknik bilirkişi … 01.07.2009 tarihli raporunda, dava konusu taşınmazda nizalı bölümün 4461,72 m2 olduğunu açıklamıştır. Hüküm veren mahkemece, yapılan keşfe katılan teknik bilirkişi … ise, 14.06.2011 tarihli raporunda uyuşmazlık konusu kısmı 5157.66 m2 olarak belirtmiştir. Her iki rapor da, davacının keşifte yer göstermesi ile düzenlenmiştir. Bu kapsamda, her iki rapor arasında nizalı bölümün miktarı konusundaki çelişki giderilmeden hüküm kurulmuştur. Bu durum usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, az yukarıda değinilen her iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmeye çalışılması, (ayrıca bu kapsamda, raporlarda maddi hata bulunmadığının tespiti halinde hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK’nun usul hükümleri ve yerleşik Yargıtay içtihatları kapsamında talep sonucunun hangi yollarla değiştirilmesi ve genişletilmesinin mümkün olduğu gözetilerek, o yer Kadastro Mahkemesinde yapılan keşfe katılan teknik bilirkişi Tayfun Sayın’ın 01.07.2009 tarihli raporuna hukuki değer verilmesi ) ve sonucuna göre hüküm verilmesinden ibarettir.
Davalının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 440/III-2. bendi gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve istek halinde 18,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine 23.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.