YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7263
KARAR NO : 2012/8661
KARAR TARİHİ : 05.10.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet (icra memur muamelesi)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu vekili itiraz dilekçesinde; tebliğ edilen icra emrindeki faiz açılımında kıdem tazminatına bankalarca TCMB’na uygulanacağı bildirilen en yüksek mevduat faiz işletildiğini, oysa ki takibe dayanak Gerede Asliye (İş) Mahkemesinin 13.03.2011 tarih 2008/61 Esas, 2011/240 Karar sayılı ilamında kıdem tazminatı alacağına “mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte tahsiline” şeklinde karar verilmiş olup, Yargıtay kararlarına göre tarafların bildirdikleri bankaların fiilen uyguladıkları yıllara göre mevduata uygulanan faiz oranlarının uygulanması gerekeceğinden %17 faiz oranı üzerinden talep edilen faiz miktarı ve oranın fahiş olması nedeniyle takibin fazla faiz kısmının iptalini talep etmiştir.
Takibe dayanak yapılan ilamda, hükmedilen kıdem tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir. Kararın uygulanması gereken kısmı hüküm fıkrasıdır. İcra hakimi yorum yolu ile sonuca ulaşamaz. (HGK.nun 08.10.1997 tarih ve 1997/12-517 Esas, 1997/776 Karar).
O halde mahkemece yapılacak iş; HGK.nun 20.09.2006 tarih ve 12-594/534 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, tarafların bildirdikleri bankalardan hakkın doğum tarihinden itibaren birer yıllık devreler halinde bankalarca mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranının sorulması ve hakkın doğum tarihinden takip tarihine kadar istenebilecek faiz miktarının bilirkişiye hesaplattırılması şeklinde olmalıdır.
Somut olayda, icra mahkemesince taraflara uygulanmasını talep ettikleri faiz oranları ile ilgili bankaları bildirmesi imkanı sağlanmadan mahkemenin re’sen belirlediği bankaların bildirdikleri faiz oranları ile hesaplama yapan bilirkişi incelemesine göre sonuca gidilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK.nun 366 ve HMK.nun 371. maddesi gereğince BOZULMASINA, HUMK.nun 388/4. (HMK.nun 297/4) maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 05.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.