Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/7305 E. 2012/8174 K. 27.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7305
KARAR NO : 2012/8174
KARAR TARİHİ : 27.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

… ile … aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Ereğli / Konya 2.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 17.02.2011 gün ve 578/44 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, dava dilekçesinde, vekil edeninin 115 ada 16 ve 118 ada 19 parsel sayılı taşınmazdaki davalı kardeşinin payını 24.11.1983 tarihli senet ile satın aldığını, ancak davalının söz konusu payları tapuda devre yanaşmadığını açıklayarak, davalının taşınmazlardaki payının tapusunun iptali ile müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, vekil edeninin okur yazar olmaması nedeniyle senetteki imzanın geçerli bulunmadığını, pay satışının tapuda yapılmaması nedeniyle geçersiz olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne, her iki parsel bakımından, davalının babasından intikal eden 15/140’ar payın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, davalının annesinden intikal eden 5/140 payın davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; 357 parsel 06.11.1954 tarih ve 464 sıra nolu tapu kaydının; 428 parsel 06.11.1954 tarih ve 463 sıra nolu tapu kaydının revizyon görmesiyle davacı, davalı ile diğer …mirasçıları adına verasette iştirak biçiminde 07.08.1984 tarihinde tespit edilmiş, tespitin itiraz edilmeksizin 29.04.1986 tarihinde kesinleşmesiyle tapu oluşmuştur. Noksanın tamamlatılması yoluyla getirtilen Ereğli Tapu Müdürlüğünün 15.06.2012 tarihli karşılık yazısında, taşınmazların bulunduğu Yeniköy Köyünde yapılan yenileme kadastrosu sonucu 357 parselin 118 ada 19 parsele, 428 parselin 115 ada 16 parsele revizyon gördüğü belirtilmektedir. Dosyadaki mirasçılık belgesine göre … 21.05.1983 tarihinde vefat etmiş, davalı, davacı ile birlikte diğer çocuklarını ve kendisinden sonra ölen oğlu …mirasçılarını mirasçı bırakmıştır.
Davacı vekili, kadastro önceki hukuki nedene dayanarak (24.11.1983 tarihli harici satış) dava konusu taşınmazlardaki davalının babasından intikal eden payların tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini istemiştir. Dava konusu parsellere ait tutanaklar 29.04.1986 tarihinde kesinleşmiştir. İncelenmekte olan iş bu dava ise 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin kaçırılmasından sonra 10.12.2009 tarihinde açılmıştır. Anılan maddedeki 10 yıllık süre hak düşürücü nitelikte olup olumsuz dava koşuludur. Hak düşürücü sürenin gerçekleşmesi, işin esasının incelenmesini önler. Hak düşürücü süre tüm def’i ve itirazlardan önce nazara alınır. Bu nedenle, yargılama bitinceye dek hak düşürücü sürenin geçtiği taraflarca ileri sürülebileceği gibi görevden ötürü hakim tarafından kendiliğinden de gözönünde tutulur. Yenileme kadastrosu da hak düşürücü sürenin işlemesine engel olmaz. Davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davalı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK.nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4 (HMK.m 297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 193,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine 27.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.