YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7500
KARAR NO : 2013/3548
KARAR TARİHİ : 14.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
… ve … ile … ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 02.12.2009 gün ve 54/150 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı … tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, davalılar ile müşterek murisleri olan annelerine ait 691 ada 4 parseldeki payın bir kısmını haricen satın aldıklarını ve satın aldıkları tarihten itibaren zilyet oldukları taşınmaz bölümlerinin iptali ile adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Bir kısım davalılar davanın reddini savunurken bir kısım davalılar davayı kabul etmişlerdir.
Mahkemece, tapulu taşınmazların harici satışının geçersiz olması, kaldı ki satış senedinde alıcı ve satıcılarının imzasının olmadığı ancak davayı kabul edenler yönünden davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 691 ada 4 parselin 48262/341320 payı davacılar ve davalıların anneleri …adına 27.08.19984 tarihinde ipka şeklinde tescil edilmiştir. Tapuda pay sahibi olan … 1993 tarihine vefat etmiş olup mirasçı olarak davacılar ile davalıları bırakmıştır.
Davalı … 06.07.2005 tarihli oturumdaki imzalı beyanında “davalı yer biz daha önce annemin sağlığında ifraz ettik. Bu anlamda davayı kabul ediyorum. Bir kısım yerleri annemden para ile satın aldık, davacılar da aldı.” Şeklinde açıklamada bulunmuştur.
HUMK’nun 92. maddesinde (HMK’nun 308) açıklandığı üzere; kabul, iki taraftan birinin diğerinin neticei talebine muvafakat etmesidir. Davalı …’ün duruşmada alınan beyanı ise davacıların davasını kabul etme niteliğinde olmayıp taşınmazın ifraz edilmesi ve annelerinden pay alımı yani somut olguyu kabulle ilgili olduğundan davanın kabulü olarak değerlendirilemez. Mahkemece bu konuda yanılgıya düşülerek kabule göre davalı … yönünden de davanın kabul ile sonuçlandırılması doğru olmamıştır.
Ancak davacı taraf yemin deliline de dayandığından davalı …’e duruşmadaki beyanı hatırlatılarak yemin teklifinde bulunulması ve varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken davalı … yönünden de davanın kabulü doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılardan …’ün temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 68,25 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 14.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.