YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8330
KARAR NO : 2013/2919
KARAR TARİHİ : 07.03.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
… ve … ile … ve … Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne-kısmen reddine ve açılmamış sayılmasına dair …Sulh Hukuk Mahkemesi’nden verilen 23.12.2011 gün ve 293/646 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı … vekili, davacı …, davalı … Köyü temsilcisi ve davalı … vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar … ve … kendilerine ait 102 ada 46 ve 47 parsel sayılı taşınmazların uzantısı niteliğinde olan, anne ve babalarından intikal eden taşınmazın kadastro çalışmalarında davalı Köy adına 102 ada 48 parsel olarak tespit ve tescil edildiğini açıklayarak, kullandıkları yerlerin yarı yarıya 46 ve 47 parsellere eklenerek tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi, taşınmazın üzerinde bulunan ve köye ait olan kuyunun heyelan nedeniyle kapandığını, davalı … vekili ise, taşınmazın köye ait olduğunu bildirmiş ve ayrı ayrı davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, … tarafından açılan davanın takip edilmemesi nedeniyle açılmamış sayılmasına, davacı …’in davasının kısmen kabulü ile 09.12.2011 tarihli Teknik Bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen 29.50 m2’lik yerin davacı adına tesciline ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi üzerine; hükmün kabule ilişkin bölümü Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi ve … tarafından, açılmamış sayılmasına ilişkin bölümü davacı … tarafından ve redde ilişkin bölümü davacı … vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dava, kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik hukuki sebebine dayalı olarak TMK.’nun 713/1 ve 3402 sayılı kadastro Kanunu’nun 14. maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.
Mahallinde yapılan keşifte dinlenen Yerel Bilirkişi ve tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından dava konusu 102 ada 48 parsel sayılı taşınmaz öncesinde köye ait kuyu iken 1982- 1983 yılında meydana gele heyelan sonucunda kapandığı, Teknik Bilirkişi tarafından A harfi ile gösterilen kısmın bu tarihten sonra davacı tarafından kendisine ait 102 ada 46
arsele eklenerek kullanıldığı, reddine karar verilen kısmın öncesinde köy halkı tarafından zeminde kuyu ve kuyudan sonraki yol olarak kullanıldığı, davacıların heyelandan sonra kendi taşınmazlarının hizasında kalan yerleri müstakil olarak kullanması nedeniyle davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı ve davacı …’nın Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesinden sonra davayı takip etmediği belirlenmiş olduğuna ve davalı köy adına kayıtlı bulunan taşınmaza ilişkin açılan tapu iptali ve tescil davasında davalı …’nin taraf sıfatı bulunmayıp hükmü temyiz etmekte yararı bulunmadığı saptandığına göre mahkemenin kararı yerindedir.
Ne var ki mahkemece, davacı lehine zilyetlikle kazanma koşulları gerçekleştiğinden Teknik Bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen yerin davalı üzerindeki tapu kaydının iptaline karar verilmiş ise de, bu yerin davacı adına 102 ada 48 parsele eklenerek tesciline karar verilmiştir. Başka bir değişle 102 ada 48 parselden iptal edilen kısmın yeniden 102 ada 48 parsele eklenmesine karar verilmiştir. Davacının eklenmesini istediği taşınmaz 102 ada 46 parsel sayılı taşınmaz olup, tapuda davacı adına kayıtlı olduğu tespit edilmekle bu hususun HMK 304 ( HUMK 459) maddesinde düzenlenen maddi hata nitelliğinde olduğu ve yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşılmakla hükmün 1 nolu maddesinin 2. paragrafındaki ” …102 ada 48 parsel sayılı taşınmaza ilavesi…” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine ”.. 102 ada 46 parsel sayılı taşınmaza ilavesi…” ibaresinin hükme eklenmesine ve Hükmün bu haliyle HUMK’nun 438/7 (…m.370/2) maddesi gereğince (6100 sayılı Kanuna 31.03.2011 tarih 6217 sayılı Kanunla eklenen Geçici 3.maddeye göre) DÜZELTİLEREK ONANMASINA, HUMK’nun 440/III-2 bendi gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve 2588 sayılı Kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesi uyarınca …’den harç alınmasına mahal olmadığına, aşağıda dökümü yazılı 21.15 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 3.15 TL kalan harcın davacı …, davacı … ve davalı Köy Tüzel Kişiliğinden ayrı ayrı alınmasına 07.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.