YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8605
KARAR NO : 2012/9619
KARAR TARİHİ : 30.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil
… ile … ve Hazine aralarındaki tescil davasının kabulüne dair … Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 07.04.2011 gün ve 139/116 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak mevki ve sınırlarını dava dilekçesinde bildirdiği bir parça taşınmazın vekil edeni adını tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, aynı zamanda davalı … vekili olarakta, davacının davasının reddine, dava konusu yerin Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacı gerçek kişinin tescil talebinin zilyetlik koşulları oluştuğu gerekçesiyle kabulüne karar verilmiştir. Hüküm, davalılar Hazine ve Belediye vekili (aynı vekil iki kurumu da temsil etmiş olup) tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, özellikle 25.10.2010 günlü jeodezi ve fotoğrametri mühendisi bilirkişinin dava konusu taşınmazın 1975 yılı ve 1991 yılı hava fotoğrafı uygulamasında tarımsal faaliyet yapılmış sabit sınırlı arazi olduğu, jeoloji mühendisi ve ziraat mühendisi bilirkişilerin 04.10.2010 günlü raporunda taşınmazın toprak derinliğinin 20 ile 50 cm arasında olduğu, üzerinde 23 yıllık asma, 30-34 yıllık armut ağaçları bulunduğu, üçüncü sınıf arazi olduğu şeklindeki tespitleri nedeniyle imar ihyasının tamamlandığı anlaşılmakla mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Davalı Hazine vekili olarak yargılamaya iştirak eden Avukat …’ın 17.12.2009 tarihli yargılama oturumunda sunmuş olduğu vekaletname ile davalı … vekili sıfatıyla da yargılamalara iştirak ettiği saptanmıştır. 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 12/son maddesi hükmü uyarınca “…bir kadroya bağlı olarak aylık veya ücreti Devlet, il veya belediye bütçelerinden yahut Devlet, il veya belediyelerin yönetimi ve denetimi altındaki daire ve müessese yahut şirketlerden verilen müşavir ve avukatlar, yalnız bu daire, müessese ve şirketlere ait işlerde avukatlık yapabilirler…”, davalı Hazine vekilinin yasanın açık emredici hükmüne aykırı olarak Hazine yanında, ayrıca Belediye Başkanlığını da temsil etmiş olması doğru olmamıştır. Öte yandan davalı Hazine vekili, taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiş olup bu tescil talebi nedeniyle davada temsil ettiği Hazine ve Belediye Başkanlığı arasında menfaat çatışması da söz konusudur. Aynı Yasanın 38/1-b maddesine göre davalı Hazine vekilinin Belediye Başkanlığınca yapılan iş teklifini reddetmesi zorunluluğu bulunmaktadır. Hal böyle iken, kendisini aynı vekille temsil ettiren Hazine ve Elmadağ Belediyesi Başkanlığı lehine yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri usul ve kanuna aykırı olduğu gibi meri yasalarını uygulama görevi hakime ait olup bu ve diğer dosyalarda bu hususun gözardı edilmesi doğru olmamıştır. Ancak temyiz edenin sıfatına göre bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin hükmün esasına yönelen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 2588 sayılı Kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca Hazineden harç alınmasına mahal olmadığına 30.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.