YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8627
KARAR NO : 2013/2921
KARAR TARİHİ : 07.03.2013
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı payı alacağı
… ile … aralarındaki katkı payı alacağı davasının reddine dair … 2. Aile Mahkemesi’nden verilen 08.06.2012 gün ve 1207/423 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü
KARAR
Davacı … vekili dava dilekçesinde; davacı ve davalının 1984 yılında evlendiğini, aralarında halen sürmekte olan boşanma davası bulunduğunu, evlilik birliği içinde 296 ada 11 parsel sayılı taşınmazın davacı tarafından 3.000 TL’ye satın alınmasına rağmen, davalının ısrarı ve evlilik birliğinin getirdiği güven sonucu davalı adına tapuya tescil edildiğini, taşınmazın satım bedelinin 1.000 TL’sinin nakit ve 2.000 TL’sinin davacıya ait … marka araç olarak ödendiğini açıklayarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 30.000 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; evlilik birliği içinde edinilen 2 adet taşınmaz ve … plaka sayılı araç davalı adına tescil edildiğinden, davacının herhangi bir katkısının bulunmadığını, taşınmaz davalının çalışarak biriktirdiği ve 5 adet bileziğin satımından elde edilen para ile edinildiğinden davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın edinildiği tarihte taraflar arasında mal ayrılığı rejimi bulunduğu, davacının adına kayıtlı başka bir taşınmazın bulunduğu ve aracın dava konusu taşınmazı satan şahıs dışında başka bir kişiye satılmış olmakla davacının katkısını ispatlamadığından davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 14.01.1985 tarihinde evlenmişler, 04.08.2008 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin kararın 13.09.2010 tarihinde kesinleşmesi ile boşanmışlardır. Eşler arasındaki mal rejimi TMK 225/son maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Bu durum karşısında evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK’nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar 743 sayılı TKM.nin 170.maddesi uyarınca eşler arasında mal ayrılığı rejimi, 01.01.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı 04.08.2008 tarihine kadar 4722 sayılı Kanunun 10. maddesi gereğince, eşler başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerinden TMK’nun 202. maddesine göre edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.
Dava dilekçesinin içeriği, dava konusu taşımazın edinme şekli ve tarihine göre davacının talebi 743 sayılı TKM.nin 170. maddesi uyarınca mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilen mallara yapılan katkı payı alacağı isteğine ilişkindir.
Uyuşmazlık konusu 296 ada 11 numaralı bağımsız bölüm 16.08.2001 tarihinde satıştan davalı adına tescil edilmiştir. Dosyadaki belge ve bilgilere ve özellikle davacı ile davalının aksi iddia edilmeyen beyanlarına göre, taşınmazın edinme tarihinde gerek davacı gerekse de davalının gelir getiren bir işte çalıştığı ancak davalının çalışmasının süresi ve niteliği tam olarak belirlenmemekle birlikte elde ettiği gelir ve davalıya ait 5 adet altın bileziğin taşınmazın edinilmesinde kullanıldığı saptanmıştır. Bu saptama gereğince dava konusu taşınmazın edinmesinde davacının katkısının bulunduğunun kabulü gereklidir.
Bu halde öncelikle tarafların her birinin çalışmasına ve bu çalışmadan elde ettiği gelire ilişkin kayıt ve belgelerin eksiksiz olarak getirtilmesi, taşınmazın edinildiği tarihteki, toplam gelirinden tarafların sosyal statüleri ile konumlarına göre yapabilecekleri kişisel harcamaları ile kocanın 743 sayılı TKM’nin 152. maddesi uyarınca evi geçindirme yükümlülüğü uyarınca yapması gereken harcamalar çıktıktan sonra yapabilecekleri tasarruf miktarının ne olacağının belirlenebilmesi için konunun uzmanı bilirkişi kurulundan rapor alınması suretiyle davacı ile davalının çalışmaları karşılığında elde ettikleri gelirle sağlayabilecekleri katkı miktarının ayrı ayrı saptanması, daha sonra toplam tasarruf miktarı karşısında davacının katkı oranının bulunması, taşınmazın dava tarihindeki değerinden taşınmazın edinilmesinde kullanılan davalıya ait bileziklerin değeri kişisel mal olarak düşüldükten sonra kalan değerin bilirkişi vasıtası ile tespit edilen katkı oranı ile çarpılarak katkı payı alacağının tespit edilmesi ve bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüne, yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK’nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 388/4., HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire İlamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine ve 21.15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 07.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.