YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8717
KARAR NO : 2012/11168
KARAR TARİHİ : 26.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı payı alacağı
… ile … aralarındaki katkı payı alacağı davasının kabulüne dair Cihanbeyli Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 03.02.2011 gün ve 225/105 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, evlilik birliği içerisinde edinilen 923 ada 305 parselde kayıtlı 60 nolu daireye vekil edeninin katkısı sebebiyle Cihanbeyli Asliye (Aile Mahkemesi sıfatıyla) Hukuk Mahkemesi’nin 2005/737-2010/74 Esas ve Karar sayılı dava dosyasında katkı payı davası açtıklarını, %50 oranında katkısının bulunduğu sebebiyle 38.000 TL’nin yarısı olan 19.000 TL’nin vekil edenine ait bulunduğunun belirlendiğini, ancak anılan dosyada fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10.000 TL’nin talep edilmesi sebebiyle bu miktarın hükme bağlandığını, şimdi ise bakiye 9.000 TL’nin yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, evvelce görülen dosyada yeterince inceleme yapılmadığını, raporlara itirazlarının nazara alınmadığını, davacının katkısının bulunmadığını açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne, 9.000 TL katkı bedelinin dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Hüküm; davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; taraflar arasında, aynı konuda, daha önce görülüp kabulle neticelenen ve yasa yollarından geçerek kesinleşen 2005/737 Esas 2010/74 Karar sayılı dava dosyasında taşınmazın değerinin, 38.000 TL olduğu ve davacının % 50 katkısının bulunduğu, o davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu anlaşılmıştır. Eldeki dava, saklı tutulan miktara yönelik olarak açılmıştır.
Hemen belirtmek gerekir ki; TMK.nun 179. maddesi hükmüne göre, mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı olduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır. Aynı Kanunun 225/2. maddesine göre de; evliliğin boşanma ile sona ermesinde mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihte sona erer. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesi; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere aile hukukundan (TMK.nun m.118-395) kaynaklanan bütün davaların Aile Mahkemesinde bakılacağını hükme bağlamıştır.
Az yukarıda belirtilen kanun maddeleri uyarınca, mal rejiminin sona erdiği tarihte 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu yürürlükte bulunduğundan görülmekte olan davada Aile Mahkemesi görevlidir. Görev kamu düzeniyle ilgili olduğundan Mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerekir. Açıklanan nedenlerle, davaya Aile
Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, bu husus düşünülmeden Asliye Hukuk Mahkemesi olarak yargılamaya devam edilip, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve kanuna aykırı bulunan yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 135,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 26.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.