YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8959
KARAR NO : 2012/10838
KARAR TARİHİ : 20.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
… ile … aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Gaziosmanpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 09.05.2012 gün ve 74/258 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı … vekili, evlilik birliği içinde davacının babasından gelen para ile satın aldığı ama davalının ısrarları üzerine tapuda davalı adına tescil ettirdiği 199 parselde 145/6455 paya ait tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, taşınmazın davalının çalışarak elde ettiği gelirle alındığını, davacının düzenli işi olmadığını ve maddi manevi katkı sağlamadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve dosya kapsamından davanın evlilik birliği içerisinde edinilen 199 parseldeki 145/6455 payla ilgili mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklı iptal tescil isteğine ilişkin bulunduğu anlaşılmaktadır.
4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesi; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere aile hukukundan (TMK.nun m.118-395) kaynaklanan bütün davalara Aile Mahkemesinde bakılacağını hükme bağlamıştır. Aile mahkemesi kurulmayan yerlerde ise Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen Asliye Hukuk Mahkemelerinde davanın Aile Mahkemesi sıfatıyla görülüp karara bağlanması gerekir (Yargıtay HGK.nun 16.11.2005 tarih ve 2/673-617 sayılı kararı). Görev, kamu düzenine ilişkin olup mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerekir.
Bu açıklamalar karşısında; davaya Aile Mahkemesi tarafından bakılması gerekirken, görev hususu düşünülmeden Asliye Hukuk Mahkemesinde yargılamaya devam edilip yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve yasa hükümlerine uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 20.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.