YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9710
KARAR NO : 2012/11354
KARAR TARİHİ : 29.11.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Alacaklı tarafından başlatılan ve devam ettirilen ilamlı takibe karşı borçlu, icra mahkemesine gelerek, takibin kesinleşmesinden sonra borcun ödenerek alacaklıdan ibraname aldığını belirterek, itfa nedeniyle icranın geri bırakılmasını talep etmiştir. Alacaklı belgedeki imzayı kabul etmiş, ancak içeriğinin kendisince düzenlenmediğini ve doğru olmadığını, imzalı boş A4 kağıdının bu şekilde düzenlenmiş olabileceğini, kendisine takip borcu nedeniyle herhangi bir ödemenin olmadığını cevap etmiştir. Mahkemece borçlunun duruşma gün ve saatini bildiği halde mazeretsiz duruşmaya katılmadığı, davanın şikayet olduğu ve iddianın ispat edilemediğinden bahisle şikayetin reddine karar verilmiştir.
İİK.nun 33/2.maddesi gereğince, “icra emrinin tebliğinden sonraki devrede tahakkuk etmiş itfa, imhal veya zamanaşımına dayanan geri bırakma istekleri her zaman yapılabilir. Bunlardan itfa veya imhale dayanan istekler mutlaka noterlikçe re’sen yapılmış veya tasdik olunmuş belgelere veya icra zaptına istinat ettirilmelidir.” Takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde borcun ve fer’ilerinin itfa edildiğini yahut alacaklının kendisine bir mühlet verdiğini noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat ederse, takibin iptal veya talikini her zaman icra mahkemesinden isteyebilir.
İcra mahkemesindeki borcun itfasına dair itirazlarda HMK.nun 316 ve devamı maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulü uygulanır.
Somut olayda, borçlunun icra mahkemesine başvurusu, İİK.nun 33/2.maddesinde öngörülen icra emrinin tebliğinden sonraki dönemde borcun ödendiği nedenine dayalı itfa itirazına ilişkin olup, İİK.nun 16. maddesinde düzenlenen icra dairesi işlemine karşı şikayet niteliğine haiz değildir.
Bu nedenlerle, mahkemece alacaklının da davayı takip etmeyeceği beyanı üzerine taraflarca takip edilmeyen davanın HMK.nun 316/g, 150/1 ve 320/4. maddelerindeki düzenlemeleri nazara alınarak, işlemden kaldırılmasına karar verilmesi yerine, İİK.nun 16. ve (6352 s.Y. ile değişik 18. maddesine göre) 18. maddelerine dayalı olarak duruşmaya devam edilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m. 297/ç) ve İİK.nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 22.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.