YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9895
KARAR NO : 2013/2874
KARAR TARİHİ : 07.03.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
… ile … aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair … Sulh Hukuk Mahkemesi’nden verilen 27.01.2012 gün ve 461/41 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, kadastro çalışmaları sırasında davalının babası … oğlu … adına tespit ve tescil edilen 173 ada 21 parsel sayılı taşınmazın vekil edeninin murisleri annesi ve babasından kaldığını, taşınmazın 100 m2’lik bölümünün müvekkiline ait olduğunu açıklayarak, bu kısmın tapusunun iptali ile, vekil edeni adına tapuda kayıtlı nizasız 173 ada 20 parsele ilave edilerek tescilini istemiştir.
Davalı kayıt maliki, davaya konu taşınmazı, babasının ölümü ile annesi ve diğer kardeşlerinden tapu memuru huzurunda düzenlenen 25.04.2008 tarihli resmi senetle satın aldığını, öncesinde de babasına ait olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; 173 ada 21 parsel 23.05.2002 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında, belgesizden, … adına, 221,25 m2 yüzölçümü ile tespit edilmiş, tespit itiraz edilmeksizin 01.11.2002 tarihinde kesinleşmiştir. Dosya arasındaki tapu kaydına göre parsel, 25.04.2008 tarihinde satış suretiyle davalı adına tescil edilmiştir. Uyap üzerinden alınan nüfus aile kayıt tablosuna göre, davacının annesi …’nın 26.03.1953 tarihinde, babası …’nın 16.03.1972 tarihinde vefatı ile; davacı, davalının babası …ve dava dışı kardeşleri … mirasçı kalmış, … da 11.01.2008 tarihinde ölmüştür.
Uyuşmazlık konusu taşınmazın kadastro öncesinde davacının annesine aitken, ölümüyle babası ve kardeşlerine mirasen intikal ettiği, babasının ölümü ile babasının payının da diğer kardeşleri ve kendisine mirasen kaldığı dosyadaki yerel bilirkişi ve tanık anlatımlarından anlaşılmıştır. Bu durumda, dava konusu yerde davacının murislerinden gelen ve diğer mirasçılara özgülemediği miras payının bulunduğu tartışmasızdır. Kaldı ki; keşifte dinlenen davacının kardeşi … (Yolcu), murislerinden gelen miras payını davacı ve davalının babası olan kardeşlerine eşit şekilde verdiğini söylemiştir. Kural olarak, davalı çap iktisap etmiş ise de; taşınmazı kendi annesi ve kardeşlerinden satın alması, babasına murislerinden kaldığını bildirmesi nedeniyle iyi niyetli olamayacağı tartışmasızdır.
Hal böyle olunca, davacının davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı olduğu üzere reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 07.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.