YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10222
KARAR NO : 2013/18146
KARAR TARİHİ : 02.12.2013
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlular vekili, müvekkili aleyhine ilamlı icra takibi başlatıldığını, icra emrinin vekil yerine asile tebliğ edildiğini, takibe konu ilamın kesinleşmediğini, kesinleşmeden takip konusu yapılamayacağını ve ilamın takipten önce temyiz incelemesi üzerine bozulduğundan bahisle takibin iptaline karar verilmesini talep etmiş, Mahkemece, ilamın tazminata ilişkin olduğu ve kesinleşmeden icra takibine konu edilebileceği gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiş, hüküm, borçlular vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Talep, İİK’nun 41.maddesi yollamasıyla İİK’nun 16. maddesine dayalı şikayete ilişkindir.
6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken HUMK’nun 443/1 (HMK. 367/1 m.) maddesi gereğince, temyiz kararın icrasını durdurmaz. Yani kural olarak kararın kesinleşmemiş olması, kararın yerine getirilmesini önlemez. Bu kuralın istisnaları da yine yasalarda düzenlenmiştir.
Taşınmaza ve buna ilişkin ayni haklara, aile ve şahsın hukukuna ilişkin ilamlar (HUMK.443/4 m.),
Mahkumiyete ilişkin ceza ilamlarının tazminat ve yargılama giderlerine ilişkin kısımları, (5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’un 4.maddesi),
Kira tespit ilamları (12.11.1979 tarih 1979/1-3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı),
Menfi tespit davasına ilişkin ilamlar (İİK 72. madde),
Yabancı Mahkeme ilamlarının tenfizi hakkındaki kararlar (MÖHUK. 41/2),
Sayıştay Kararları (832 sayılı Sayıştay Kanunu 64. madde),
İdare aleyhine açılan haciz veya ihtiyati haciz uygulamaları ile ilgili davalarda verilen kararlar (2577 sayılı İYUK 28/1, )
Mülkiyetin tespitine ilişkin olmaları nedeniyle istihkak davasının kabulüne dair ilamlar kesinleşmeden infaz edilemez.
Yine 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11, Avukatlık Kanunu’nun 41 ve HMK’nun 73, 81, 82 ve 83 maddeleri gereğince vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunludur.
Somut olayda, takip dayanağı ilamda borçluların vekil ile temsil edilmesi nedeniyle icra takibinde tebliğ işlemlerinin adı geçenlerin vekiline yapılması gerekmektedir. Ancak, icra emrinin borçlu asillere tebliğ edilmesinden sonra, borçlular vekilinin yasal süresi içerisinde İcra Mahkemesine başvurarak, tebligatın asillere gönderildiğinden bahisle, icra emrinin iptali istemi yanında, takibin esası ile ilgili itiraz ve şikayetlerini de ileri sürdüğü görüldüğünden, adı geçenlerin tebligatın usulsüzlüğü nedeniyle icra emrinin iptalini talep etmesinde hukuki yararı kalmamıştır.
Ancak takibe konu … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/223 Esas – 2012/96 Karar sayılı ilamında, davacının tapu iptal tescil olmazsa bedelin ödenmesi talebinde bulunduğu, Mahkemece, tapu iptal tescil isteminin reddine, tazminat talebinin kabulüne karar verildiği, bu haliyle ilamın taşınmazın aynıyla ilgili olduğu ve kesinleşmeden takibe konu edilemeyeceği gibi, ilamın Yargıtay 14. HD’nin 2012/ 8542 E. – 9981 …. sayılı ve 11.04.2012 tarihli kararıyla takipten önce bozulduğu, ortada icra edilebilecek bir hükmün kalmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Mahkemece şikayetin yukarıda yazılı gerekçelerle kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi yerine, yazılı şekilde istemin reddi yönünde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlular vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 02.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.