Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2013/118 E. 2013/2878 K. 07.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/118
KARAR NO : 2013/2878
KARAR TARİHİ : 07.03.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Takibin taliki veya iptali

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Borçlu vekilinin, dayanak ilamın kesinleşmeden takibe konulduğu ve faizin de kararın kesinleşmesinden itibaren işletilmesi gerektiğinden bahisle İcra Mahkemesi’ne başvurduğu, Mahkemece, istemin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Kural olarak, ilamda faize hükmedilmemişse, kesinleşmeden infazı istenemeyecek ilamlar hariç, karar tarihinden itibaren faiz talep edilebilir (HGK’nun 05.04.2000 tarih, 2000/12-739 E., 2000/746 K.). HUMK’nun 443. maddesine göre aile ve şahsın hukukuna dair hükümler kesinleşmedikçe infaz edilemez. Bu nevi davalar sonunda hüküm altına alınan yargılama giderleri ve tazminat gibi ilamın eklentilerine ilişkin bölümler de boşanma kararı kesinleşmeden infaz edilemez. Bu durumda, boşanma kararı ile birlikte hükmedilmiş tazminatın takibe konulması halinde, ancak, infaz edilebilir hale geldiği boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren faiz istenebilir. (İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 24.11.1995 tarih, 1994/2 E., 1995/2 K. sayılı kararı).
Somut olayda takip dayanağı ilam, boşanma yönünden temyiz edilmeksizin 13.07.2012 tarihinde kesinleşmiştir. Takip tarihi itibarıyla boşanma ilamının kesinleştiği anlaşıldığından tazminatlar istenebilir halde olup kesinleşme tarihi takip tarihinden önce olduğundan alacaklının takipten itibaren alacağa faiz istemesinde (takip talebinin 8 nolu bendinde her ne kadar faiz başlangıç tarihleri gösterilmiş ise de, takip konusu alacak miktarının gösterildiği 4 nolu bentte işlemiş faizin talep edilmediği, takip tarihinden itibaren faiz talep edildiği görülmektedir) Yasaya uymayan bir yön bulunmamaktadır.
Bu durumda Mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m. 297/ç) ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 07.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.