Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2013/11954 E. 2013/18260 K. 03.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11954
KARAR NO : 2013/18260
KARAR TARİHİ : 03.12.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Takibin taliki veya iptali

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR

Şikayet eden borçlu vekili İcra Mahkemesi’ne başvurusunda; takip dayanağı ilamda borçlunun vekili olduğu belli olmasına rağmen icra emrinin vekil yerine asile tebliğ edilmesi geçersiz olduğundan icra emrinin iptalini, ayrıca ilama konu alacağın hukuki dayanağının kişiler hukukundan kaynaklanması nedeniyle ilamın kesinleşmeden takibe konulamayacağını belirterek, takibin iptalini istemiştir. Mahkemece, vekil yerine asile icra emri tebliğine yönelik şikayetin, borçluya icra emri tebliğinden 7 gün sonra yapılması nedeniyle süre aşımından reddine, ilamın kesinleşmeden takibe konulamayacağı şikayetinin ise; süreye tabi olmamakla birlikte alacağın kişiler hukukundan kaynaklanmayan manevi tazminat alacağı olduğundan ilam kesinleşmeden takip yapılabileceği gerekçesiyle reddine karar verilmiş, hüküm, borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İcra takibinin dayanağı ilamda, davalının vekille takip edilmediği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla yürürlükte bulunan HUMK’nun 443/4. maddesine (6100 s. HMK. m. 367/2) göre aile ve şahsın hukukuna ilişkin ilamlar kesinleşmedikçe infaz edilemez ve ilam konusu alacak şahsın hukukundan kaynaklanmakta ise de; ilamda basın yoluyla hakaret nedeniyle manevi tazminata hükmedilmiş olup, bahsi geçen tazminatın tahsili kamu düzenini ilgilendirmediğinden şikayetin İİK’nun 16/1 maddesi gereği 7 günlük süre içinde İcra Mahkemesi önüne getirilmesi gerekir.
Somut olayda, borçluya icra emri 24.12.2012 tarihinde tebliğ edilmiş, şikayet 7 günlük süre geçirilerek 24.12.2012 tarihinde yapıldığından bu şikayetin süre aşımından vekile tebligat yapılmadığına ilişkin şikayetin ise esastan reddi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 03.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.