YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1393
KARAR NO : 2013/6823
KARAR TARİHİ : 09.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
… ve müşterekleri ile … ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair … Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 28.06.2011 gün ve 38/28 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, davalıların yakın miras bırakanı…’nın miras bırakanı annesi …’dan miras yolayla kendisine intikal eden dava konusu ev ve tarlalardaki miras paylarını vekil edenlerinin yakın miras bırakanı …’a 18.05.1966 tarihli adi yazılı senet ile satarak, taşınmazlardaki zilyetliğini devrettiği halde, kadastro çalışmaları sırasında nizalı taşınmazlarda 1/4’er payların davalıların miras bırakanı … adına tespit ve tescil edildiğini açıklayarak, dava konusu 117 ada 1, 144 ada 43, 146 ada 88, 160 ada 21, 164 ada 9, 166 ada 2, 179 ada 20, 201 ada 16 parsel sayılı taşınmazların tapuda … adına kayıtlı bulunan 1/4’er paylarının iptali ile vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılara yöntemine uygun biçimde dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edildiği halde, yargılama oturumlarına katılmamış ve davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazlarda 1/4 payı bulunan …’nın tek mirasçısı olan …’nın (davalıların yakın miras bırakanı), 1966 yılında düzenlenen adi yazılı senet ile dava konusu taşınmazlardaki payını davacıların yakın miras bırakanı …’a 300 Lira bedelle sattığı ve bedelini aldığı, dayanak adi yazılı senetin düzenlendiği tarihten davanın açıldığı tarihe kadar taşınmazların, davacıların miras bırakanı … tarafından, …’un ölümünden sonra da …’un mirasçıları tarafından ara verilmeksizin kullanıldığı, davalıların taşınmazlarla ilgilerinin olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 117 ada 1, 144 ada 43, 146 ada 88, 160 ada 21, 164 ada 9, 166 ada 2, 179 ada 20, 201 ada 16 parsel sayılı taşınmazlarda … ‘nın 1/4 paylarının iptali ile, 1/20 paylı olarak … mirasçısı davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dava konusu taşınmazlardaki 1/4’er payların 1997 ila 1999 yıllarında yapılan kadastro çalışmaları sırasında Kanuni-evvel 1934 tarih ve 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 sıra numaralı tapu kayıtlarının revizyon görmesi sonucu davalıların miras bırakanı … adına tespitlerinin yapıldığı ve tespitlerin itirazsız olarak 13.06.2000 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Dava konusu taşınmazlardaki uyuşmazlık konusu payların adına kayıtlı bulunduğu …’nın 1935 yılında vefat ettiği ve nizalı payların halen intikal görmediği, bu şekilde halen elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olduğu anlaşılmıştır. Tapu iptali ve tescili isteğine ilişkin davaların, tapu sicilinde malik olarak gözüken gerçek kişi ya da tüzel kişiler aleyhine, gerçek kişilerin ölmesi durumunda ise yasal mirasçılarına yöneltilmesi gerekmektedir. Dava konusu taşınmazın tapuda halen elbirliği halinde mülkiyet hükümlerine tabi olarak kayıtlı bulunduğu durumlarda; dava, başta tapu kayıt malikinin mirasçılarından birisine karşı doğru hasım gösterilerek açılmış ise, tapu kayıt malikinin tüm mirasçıları arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan, yargılama sırasında malikin dava dışı diğer mirasçılarının davaya dahil edilerek taraf teşkilinin tamamlanması mümkün ve gereklidir. Dava başta …’nın mirasçılarından …, …, …, … ve …’ye husumet yöneltilerek açılmıştır. Eksiğin tamamlanması yoluyla getirtilen … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2010/86 Esas ve 2010/131 Karar sayılı mirasçılık belgesinin incelenmesine, davalıların miras bırakanı …’nın davada husumet yöneltilenler dışında … adlarında mirasçılarının da bulunduğu belirlenmiştir. Ne var ki, Mahkemece, …’nın az yukarıda anılan dava dışı mirasçıları davaya dahil edilip taraf teşkili tamamlanmadan hüküm kurulmuştur.
Hal böyle olunca; Mahkemece, davanın …’nın dava dışı mirasçılarına yöneltilmesi için davacı tarafa süre ve imkan tanınması, taraf teşkilinin bu şekilde sağlanması, yargılamaya geldikleri taktirde savunma ve delillerinin tespit edilmesi, ondan sonra iddia ve savunma ile dava konusu taşınmazlara revizyon gören tapu kayıtları doğrultusunda taraf delilleri toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde taraf teşkili sağlanmaksızın davanın esası hakkında hüküm kurulmuş bulunması doğru olmamıştır.
Kabule göre de; dosya kapsamından, tapu kayıt maliki …’nın eşi olan …’nın, …’nın vefatından sonra 1981 yılında vefat ettiğine göre; ölüm tarihinde yürürlükte bulunan 743 sayılı TKM’nin ilgili hükümleri uyarınca, …’nın da …’nın mirasçısı konumunda olduğu halde, Mahkemece (hüküm gerekçesinde belirtilmiştir) …’nın ölüm tarihine göre tek mirasçısı olarak oğlu…’nın kabul edilmesi yerinde olmamıştır.
Davalılar vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre işin esasına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden
itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 306,50 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 09.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.