YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15412
KARAR NO : 2013/18509
KARAR TARİHİ : 09.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
… ve müşterekleri ile … aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair … Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 22.02.2012 gün ve 372/92 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili, miras yoluyla intikal,taksim ve eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetlik nedenlerine dayanarak 105 ada 129 parselin tapu kaydının iptaliyle, miras payları oranında vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davacıların taşınmazlar üzerinde işgalci olduğu, malik sıfatıyla zilyetliklerinin bulunmadığı ve kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamında; dava konusu 105 ada 129 parsel, 19.04.1996 tarihinde kadastro nedeniyle dava dışı … adına tespit ve tescil edilmiş, 24.05.2000 tarihinde tapu memuru huzurunda yapılan satışla davalı …’ya devredilmiştir. 03.07.2002 tarihinde ifraz işlemi sonucunda, 105 ile 126 adadaki parseller oluşmuştur.
Öte yandan, somut olayda, davacı taraf 7.5.2003 tarihinde ve 8.11.2006 tarihinde, davasını takipsiz bırakmıştır. Süresi içerisinde yenilenmiş ise de, son kez 30.7.2007 günlü oturumda takip edilmemekle son kez işlemden kaldırılmıştır. Süresi içerisinde yenilenmesi üzerine yargılamaya devam edilerek, yazılı olduğu biçimde dava ret edilmiştir. Açıklanan ve saptanan olgu yerel mahkemenin ve tarafların bilgisi ve kabulündedir. Uyuşmazlık dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 1086 sayılı HUMK.nun 409/1-5. maddeleri uyarınca re’sen davanın açılmamış sayılmasına karar verilip verilmeyeceğinde toplanmaktadır. Bilindiği üzere ve kural olarak, usul hukuku kuralları, kamu düzeniyle doğrudan ilgili olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece (hakim tarafından) re’sen gözetilmesi gereken emredici kurallardır.
Hal böyle olunca HUMK.nun 409/1-5. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken kesin hüküm oluşturacak şekilde esastan davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davacılar vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden kabulü ile yerel mahkeme hükmünün açıklanan sebeplerden 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, işin esasına ilişkin hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine 09.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.