YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15910
KARAR NO : 2014/2493
KARAR TARİHİ : 17.02.2014
MAHKEMESİ : Kayseri 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 12/07/2013
NUMARASI : 2013/409-2013/558
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Borçlu vekili takibe dayanak ilamda faiz başangıç tarihi belirtilmediğinden icra emrinde faizin karar tarihinden itibaren istenmesi gerekirken fazla faiz talebinin iptalini istemiştir.
Kural olarak; icra emrinin ilama uygun düzenlenmesi gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 08.10.1997 tarih ve 1997/12-517E -1997/776 K; 22.03.2006 gün ve 2006/12-92 E.-2006/85 K; 25.06.2008 gün ve 2008/12-451E.- 2008/453 K. sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, ilamların infaz edilecek kısmı hüküm bölümüdür. Hükmün içeriğinin aynen infazı zorunludur. İcra Mahkemesi, ilamın hüküm fıkrasının aynen uygulanmasını denetlemekle görevli olup, ilamın infaz edilecek kısmını yorum yolu ile değiştiremez, ilavelerde bulunamaz.
Ayrıca ilamda faizin başlangıç tarihine hükmedilmemişse, kesinleşmeden infazı istenemeyecek ilamlar hariç, karar tarihinden itibaren faiz talep edilebilir (HGK’nun 05.04.2000 tarih, 2000/12-739 E., 2000/746 K.)
Somut olayda; İcra takibinin dayanağı olan Develi Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 01.12.2011 tarih, 2007/432 Esas, 2011/443 Karar sayılı ilamında, “Davacı SGK’nın davasının kabulü ile, 70.874,24 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı SGK’ya verilmesine” şeklinde hüküm kurulmuş olup faiz başlangıcı gösterilmediğinden faizin karar tarihinden itibaren hesaplanması gerekmektedir.
O halde Mahkemece 01.12.2011 olan karar tarihinden itibaren faiz hesabı yapılacak şekilde bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, dayanak ilamın hüküm kısmı hatalı olarak yorumlanarak yapılan faiz hesabına göre hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. ve İİK’nun 364. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK’nun 366/3.maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 17.02.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.