Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2013/16581 E. 2014/3948 K. 11.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16581
KARAR NO : 2014/3948
KARAR TARİHİ : 11.03.2014

MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 10. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 27/03/2013
NUMARASI : 2013/130-2013/119

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

K A R A R

Borçlu vekili takibin dayanağı olan ilamın HUMK’nun 443. maddesi ve 6111 sayılı Kanun’un Geçici 2. maddesi gereğince kesinleşmeden takibe konulamayacağını açıklayarak, takibin iptalini talep etmiştir. Mahkemece, taşınmaz mala ve bunlarla ilgili ayni haklara ilişkin kararların kesinleşmeden icraya konulamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, takibin iptaline karar verilmiştir.
HMUK’nun 443. maddesi (HMK’nun 367/2.) gereğince gayrimenkule ve buna ilişkin ayni haklara dair hükümler kesinleşmedikçe infaz edilemez. Somut olayda, takibe dayanak yapılan Kartal 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/301 Esas- 2013/54 Karar sayılı ilamı incelendiğinde; taşınmazın aynının ihtilaflı olmadığı, davalının mülkiyet iddiasının bulunmadığı, kamulaştırmasız elatma nedeni ile tazminata ve dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davalı adına tesciline hükmedildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar taşınmazın tapu kaydının iptali ile davalı adına tesciline karar verilmiş ise de, anılan hüküm, Yasadan kaynaklanan ve tazminat verilmesine ilişkin kararın sonucu olup, taşınmazın aynının ihtilaflı olduğunu göstermez. Bu nedenlerle takip konusu tazminat ilamının infazı için kesinleşmesi gerekli değildir. Kamulaştırma Kanunu’nun Geçici 6. maddesinde yer verilen kesinleşmiş mahkeme kararı, İdare tarafından yapılacak iradi ödemeler için aranacak koşul olup, icra yoluyla yapılan tahsilatlarda böyle bir koşul aranmaz.
O halde; Mahkemece, borçlunun HUMK’nun 443. maddesi gereğince ilamın kesinleşmeden takip konusu yapılamayacağına yönelik şikayetinin reddi gerekirken, dosya ile ilgisi bulunmayan Bakırköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/179 Esas – 2012/307 Karar sayılı ilamından bahsedilerek, yazılı gerekçe ile şikayetin kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m. 297/ç) ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 11.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.