Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2013/17404 E. 2014/17133 K. 25.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17404
KARAR NO : 2014/17133
KARAR TARİHİ : 25.09.2014

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı payı alacağı-katılma alacağı

… ile … aralarındaki katkı payı alacağı-katılma alacağı davasının kısmen reddine ve kısmen kabulüne dair Aile Mahkemesi’nden verilen 17.01.2013 gün ve 307/32 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili, 1992 yılında evlenen tarafların 2010 yılında boşandıklarını, evlilik birliği içinde 1054 ada 2 parsel , …., … ve …. plakalı araçların edinildiğini, bu araçlardan … ve …. plakalı araçların davalı tarafından elden çıkarıldığını açıklayarak mal rejiminin tasfiyesini istemiş; 23.09.2011 tarihli dilekçesiyle 1054 ada 2 parsel sayılı taşınmazın alımında vekiledene ait 18 bilezik, 70 adet çeyrek altın ve bir kaç kolye ile bilekliğin kullanıldığını bildirmiş ve 07.09.2012 tarihli ıslah dilekçesiyle 33.132,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, …. palakı aracı 2006 yılında fiili ayrılık döneminde satın aldığını, kredi taksitlerini 2009 yılında tamamladıktan sonra sattığını, ancak, tedbir nedeniyle devredemediğini, …. plaka sayılı aracı 2006 yılında satın aldığını, 1054 ada 2 sayılı parseli annesi ve babasının parası ile satın alındığını bildirmiş ve davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının 16.09.1999 tarihinde edinilen 1054 ada 2 nolu parselin alımında somut katkısını ispatlamadığından taşınmaz yönünden davanın reddine, 05.12.2005 tarihinde edinilen …. plakalı araç üzerindeki 5.000 TL katılma alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; tarafların, 22.08.1992 tarihinde evlendikleri, 10.03.2009 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 05.11.2010 tarihinde kesinleşmesi üzerine boşandıkları, mal rejiminin, boşanma davasının açıldığı 22.02.2010 tarihinde sona erdiği, (TMK’nun 225/son). Taraflar başka bir mal rejimini seçtiklerini bildirmediklerinden eşler arasındaki evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK’nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar 743 sayılı TKM’nin 170. maddesi gereğince mal ayrılığı rejimi, bu tarihten boşanma davasının açıldığı tarihe kadar 4721 sayılı TMK’nun 202 ve devamı maddeleri gereğince edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.

2014/17404-17133
Dava konusu 1054 ada 2 parsel 16.09.1999 tarihinde, …. plakalı araç 07.12.2005 tarihinde edinilmiş olup … ve …. plaka sayılı araçlar gelen kayıtlara göre dava tarihinde üçüncü kişiler adına kayıtlı ise de, öncesine ilişkin sicil kaydı dosyasında bulunmamaktadır.
Toplanan deliller ve dosya kapsamından, davacının isteği 01.01.2002 öncesi edinilen taşınmaz yönünden 743 sayılı TKM’nin 170. maddesine dayanan katkı payı ve bu tarihten sonra edinilen 34 DL 7429 araç bakımından 4721 sayılı TMK’nun 202 ve devamı maddelerine göre edinilmiş maldan kaynaklanan katılma alacağına ilişkindir. Kural olarak, TKM’nin 170. maddesi gereğince taraflar arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilen mal varlığına ilişkin katkı payı talebinde bulunabilmek için somut olayda para ya da parayla ölçülebilen maddi bir katkının olduğunun kanıtlanması gereklidir. Katılma alacağı istekli davalarda ise, eklenecek değerlerden (TMK.m.229) ve denkleştirmeden (TMK.m.230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere edinilmiş malın (TMK.m.219) toplam değerinden mala ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK.m.231) yarısı üzerinden (TMK.m.236/1) tarafların kazanılmış hakları da dikkate alınarak katılma alacağının hesaplanması gereklidir.
Dosya kapsamına, dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, mahkemece deliller toplanarak karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, ev hanımı olup herhangi bir geliri bulunmayan davacı kadının 1054 ada 2 parselin alımına somut katkıda bulunduğu ispatlanmadığına, edinilmiş mal niteliğindeki …. plakalı araç üzerindeki 5.000 TL katılma alacağına 4721 sayılı TMK’nun 239/son maddesi uyarınca karar tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verildiğine göre, davacı vekilinin aşağıda gösterilenler dışındaki sair temyiz itirazlarının reddiyle hükmün belirtilen taşınmaz ve araca ilişkin bölümünün ONANMASINA,
Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarına gelince, dava dilekçesinde hakkında hüküm kurulan taşınmaz ve araç dışında ayrıca … ve …. plaka sayılı araçlar edinilmişse de, mahkemece bu araçlar yönünden yeterli araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Bu halde davacının iddiası ve davalının savunması da dikkate alınarak sicil kaydının bulunduğu Trafik Tescil Şube Müdürlüğü’nden getirtilmesi, araçların davalı … adına herhangi bir tarihte kayıtlı olup olmadığının kayıtlıysa alış ve satış tarihlerinin tespit edilmesi, araçların halen mevcut maliklerinden önce davalı adına kaydının tespiti halinde edinme tarihi dikkate alınarak TMK’nun 202 ve devamı maddeleri uyarınca davacının katılma alacağı olup olmadığı hususunda bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru değildir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde davacıya iadesine 25.09.2014 tarihinde hükmün esası yönünden oybirliği ve usele ilişkin olarak üye …’un muhalefetiyle oyçokluğuyla karar verildi.

(MUHALİF)

Dava, boşanmış eşler arasında görülen katkı payı ve katılma alacağı davası niteliğindedir.
Davacı bir parça taşınmaz üç adet de motorlu araç için katkı payı ve katılma alacağı talebiyle dava açmıştır.

-3-
2014/17404-17133
Mahkemece taşınmaz için ileri sürülen katkı payı niteliğindeki alacak talebinin reddine, bir adet araç içinde 5000 TL katılma alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiş; iki adet araç yönünden bir inceleme yapılmayıp, bunlar için olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir.
Davacının gerek katkı payı gerekse katılma alacağına ilişkin alacak kalemleri birden fazla ise de; talep sonucu tek bir para alacağına ilişkindir. O halde, davacının hükmedilen para alacağının bir kısmında haklı olması; buna ilişkin mahkeme kararının onanmasını değil; haklı bulunmayan temyiz talebinin reddini gerektirir. Mahkeme alacak kalemleri için yaptığı inceleme sonucunda bunlarda haklı bulunan bölümleri ayrı ayrı belirttikten sonra, toplayarak tek bir alacağa hükmetmelidir. Aksi halde önce alacağın belirli bir bölümü daha sonra da başka bir bölümü onandığında birden fazla alacak ilamı oluşup, birden fazla icra takibine konu edilebilecektir. Bu durumda ilam yükümlüsünü harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti ve icra takip giderleri yönünden zarara uğratabilecektir.
Açıklanan nedenlerle, değerli çoğunluğun karardaki temyizin onama şeklinde karşılanmasına ilişkin incelemesine usul (şekil) yönünden katılmıyor “onama” deyimi yerine “temyiz talebinin reddine” ibaresinin tercih edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Kararın diğer bölümlerine ilişkin çoğunluk gerekçesi ve sonucuna ise katılmıyorum.