Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2013/17692 E. 2014/8728 K. 05.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17692
KARAR NO : 2014/8728
KARAR TARİHİ : 05.05.2014

MAHKEMESİ : Antalya 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 18/06/2013
NUMARASI : 2013/486-2013/579

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR

İpotek veren A.. A.. aleyhine ipotekli takip başlatılması üzerine asıl borçlu ile aralarında zorunlu takip arkadaşlığı bulunduğu halde, sadece kendisi hakkında takip başlatılmasının yasaya aykırı olduğunu belirtip takibin iptalini istemiştir. Mahkemece, takipte bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle istemi reddedilmiştir.
İİK’nun 149. maddesinde; İcra memurunun alacağın muaccel olduğunu anlaması üzerine, borçluya ve taşınmaz üçüncü şahıs tarafından rehnedilmiş veya taşınmazın mülkiyeti üçüncü şahsa geçmişse ayrıca bunlara birer icra emri göndereceği belirtilmiştir.
İpoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takipte, asıl borçlu takipte gösterilip, ipotek veren gösterilmemiş ise ipotek veren sonradan dahil edilmek suretiyle takip yapılabilir ise de, bunun aksi mümkün değildir. Diğer bir deyişle asıl borçlu hakkında takip yapılmadan ipotek veren hakkında takip yapılamaz, sonradan asıl borçlunun dahil edilmesi suretiyle de takibin sürdürülmesi mümkün değildir. Mahkemece bu hususun re’sen nazara alınması gerekir.
Somut olayda, ipotek veren eski malik ve aynı zamanda kredi sözleşmesi kefili olan A. A. hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan ilamlı takipte adı geçene 6 örnek icra emri tebliğ edilmiştir. İcra takibinin dayanağı olan ipotek akit tablosunun incelenmesinde; rehin konusu taşınmazın eski maliki ve kredi sözleşmesi kefili A. A.’un, borçlu A. M.İnşaat Elek. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin alacaklı Bankaya karşı doğmuş doğacak borçlarına teminat olmak üzere taşınmazını ipotek ettirdiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda asıl borçlu hakkında takip yapılmadığından ve bu eksikliğin sonradan tamamlattırılması da mümkün bulunmadığından ayrıca kamu düzeni ile ilgili bu husus Mahkemece re’sen gözönüne alınacağından şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine dair hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 05.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.