YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17732
KARAR NO : 2014/16373
KARAR TARİHİ : 18.09.2014
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma alacağı
… ile Mehmet Çoşkun aralarındaki katılma alacağı davasının reddine dair Aile Mahkemesi’nden verilen 07.05.2013 gün ve 906/415 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, evli olan tarafların 2010 yılında boşandıklarını, 2007 yılında banka kredisi ile edinilen … plakalı aracın davalı adına tescil edildiğini ve kredi taksitlerinin uzun bir süre evlilik birliği içinde ödendiğini açıklayarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, aracın peşinatı davalının annesi tarafından ve kredi taksitleri davalı tarafından ödendiğinden davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davalının annesi tarafından verilen para ve banka kredisi ile 28.11.2008 tarihinde edinilmiş bulunan aracın değerinden 5.000 TL ve boşanma dava tarihindeki kredi borcu düşüldükten sonra artık değer bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 08.11.2005 tarihinde evlenmişler, 15.12.2008 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin kararın 29.09.2010 tarihinde kesinleşmesi ile boşanmışlardır. Eşler arasındaki mal rejimi TMK’nun 225/son maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Bu durum karşısında eşler başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerinden evlilik tarihinden boşanma davasının açıldığı 15.12.2008 tarihine kadar 4722 sayılı Kanun’un 10. ve TMK’nun 202. maddeleri gereğince edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.
Dava konusu 16 K 5503 plakalı araç 28.11.2006 tarihinde 5.000 TL peşinat ve 48 ay vadeli 22.000 TL banka kredisi ile edinilmiştir. Dava dilekçesinin kapsamı ve aracın edinme tarihine göre dava edinilmiş mal üzerindeki katılma alacağı isteğine ilişkindir. Bu tür davalarda eklenecek değerlerden (TMK.nun 229. m) ve denkleştirmeden (TMK.nun 230.m) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere davalının edinilmiş mallarının
(TMK.nun 219.m) toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK.nun 231.m) yarısı üzerinden (TMK.nun 236/1.m) tarafların kazanılmış hakları da dikkate alınarak katılma alacağının belirlenmesi gereklidir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmişse de bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır. Davacının iddiası, davalı savunması, tanık beyanları, trafik kaydı ve kredi belgelerinden 28.000 TL’ye edinilen aracın 5.000 TL’sinin davalının annesi, 1.000 TL’sinin davalı tarafından edinilmiş malından ve 22.000 TL’sinin banka kredisi ile karşılandığı, banka kredisinin 27.11.2006 tarihinde kullanılıp boşanma dava tarihinde 12.962 TL kredi borcunun bulunduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklanan kurallar gereğince aracın karar tarihine en yakın tarihteki değerinden öncelikle TMK 230 uyarınca davalının kişisel malı olan 5.000 TL nin ve sonrasında aynı yasanın 231. maddesi gereğince mala ilişkin borç niteliğindeki banka borcu 12,962 TL düşüldükten sonra kalan miktar üzerinden katılma alacağına karar vermek gerekli ise de, ilk el olarak (sıfır km) alınan aracın aradan geçen zaman içinde uğradığı değer kaybı nedeniyle somut olayda görüldüğü üzere paylaşıma tabi tutulacak artık değer kalmamaktadır. Evlilik birliği içinde yapılan ödemeler, edinilmiş maldan yapılmış olmasına rağmen, değer kaybının tamamının kayıt maliki olmayan davacı eş üzerinde bırakılması adalete uygun olmayıp bu tür davalarda fedakarlığın denkleştirilmesi ve hakkaniyet kuralının da gözetilmesi gereklidir.
Bu halde, karar verilirken nazara alınması gereken fedakarlığın denkleştirilmesi ve hakkaniyet kuralı uyarınca aracın karar tarihine en yakın tarihteki değerinden TMK’nun 230. maddesi gereğince davalının kişisel malı olan 5.000 TL düşüldükten sonra, evlilik birliği içinde yapılan ve edinilmiş mal niteliğindeki ödemelerin toplam ödemeye oranı tespit edilerek bu oran ile yukarıda açıklandığı şekilde kişisel mal düşüldükten sonra kalan miktar ile çarpılarak elde edilecek miktarın yarısına TMK’nun 236.maddesi gereğince katılama alacağı olarak karar vermek gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 18.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.