YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/19106
KARAR NO : 2014/16368
KARAR TARİHİ : 18.09.2014
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Mirasın hükmen reddi
… ve … ile … ve müşterekleri aralarındaki mirasın hükmen reddi davasının reddine dair Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 16.04.2013 gün ve 200/204 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili, 23.06.2011 tarihinde vefat eden davacılar murisi Osman Gündüz’ün terekesinin Ankara 31. İcra Müdürlüğü’nün 2010/3063 Esas sayılı dosyasındaki kesinleşen takip nedeniyle borca batık olduğunu açıklayarak, mirasın hükmen reddi kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, müteveffanın ölüm tarihinde terekesinin borca batık olmadığını, müeveffanın muvazaalı olarak sağlığında devretmiş olduğu taşınmaza ilişkin açılan dava sonucunda, taşınmazın terekeye dönüşüne karar verildiğini, davacıların müteveffa hakkında hükmedilen tazminatın tahsilinin zora sokmak amacıyla red talebinde bulundularını bildirmiş ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, muris adına kayıtlı iken muvazaalı olarak devredilen 5258 parsele açılan dava sonucunda terekeye döndüğünden yasal koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi üzerine; Hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmişir.
Dava, terekenin borca batık olduğunun tespiti hukuksal nedenine dayalı olarak TMK’nun 605/2. maddesi gereğince açılan mirasın hükmen reddine ilişkindir. Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır (TMK. md. 605/2). Mirasçılar Türk Medeni Kanunu’nun 610. maddesinde yazılı aykırılık da bulunmadıkça; yani, zımnen mirası kabul etmiş duruma düşmüş olmadıkça, her zaman, murisin ödemeden aczinin tespitini isteyebilirler.
Mahkemece davanın reddine karar verilmişse de, yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dosya kapsamından 23.06.2011 tarihinde ölen mirasbırakan aleyhine 02.02.2010 tarihinde Ankara 31. İcra Müdürlüğü’nün 2010/3063 Esas sayısı ilamlı takip açıldığı ve icra emrinin tebliğiyle kesinleşen takibin halen derdest olduğu, miras bırakan adına kayıtlı iken dava dışı Veli Gündüz’e devredilen
5358 parsele ilişkin olarak eldeki davanın davalıları tarafından açılan tasarrufun iptali istekli Aydıncık Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 10.06.2004 tarih 2004/11-15 Esas ve Karar sayısı ile muvazaalı satışın iptaliyle, alacaklılara 5358 parseli satış yetkisi verilmesine hükmedildiği saptanmıştır. Öyleyse Mahkemece, miras bırakanın ölüm tarihi itibarıyla borç miktarı ve tasarrufun iptali davasının kesinleşmesi halinde bu davaya konu taşınmazın aynı tarihteki değeri tespit edilmeli, tespit edilen borç miktarı ve taşınmaz değeri başka bir değişle terekenin aktifleri ve pasifleri göz önünde tutularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Davacılar vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/III-2. bendi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde iadesine 18.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.