YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/20153
KARAR NO : 2013/18381
KARAR TARİHİ : 05.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
… ile … aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen karar verilmesine yer olmadığına dair … Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi’nden verilen 27.12.2011 gün ve 190/283 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı … vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … vekili, vekil edeninin dava dışı eşiyle evlilik birliği içinde birlikte satın alınan taşınmaza bilahare iki katlı ev yapıldığını, halen boşanma davasının yurt dışında devam ettiğini, vekil edeninin muhtemel tazminat alacaklarının tahsilini engellemek amacıyla taşınmazın danışıklı olarak, kayınbiraderi davalıya devredildiğini ileri sürerek, 133 parselin davalı … üzerindeki tapu kaydının iptali ile ½ ‘şer hisse ile vekil edeni ve dava dışı eş adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili, (… ile davacının eşi …’ye yöneltilen) birleşen … Asliye (Aile) Hukuk Mahkemesi’nin 2009/77 Esas sayılı dosyada mevcut dava dilekçesinde ise; 133 parselin muvazaalı satışının iptali için dava açıldığını, evlilik birliği içinde eşler tarafından birlikte satın alınan ve ev yaptırılan taşınmazın davalı eş adına kayıtlı olduğu halde, mal kaçırma amacıyla bedelsiz olarak davalı abisine devredildiğini, tapu kaydının iptali ile eşler adına tescili ile aile konutu şerhi verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, vekil edeninin kardeşi-davacının eşi …’nin nafaka borçları nedeniyle ödeme sıkıntısına düştüğünü, bu nedenle taşınmazı vekil edenine sattığını, satışın gerçek olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne 133 parselin ½ hissesine ilişkin tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, birleşen dava bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi üzerine; hükmün kabule ilişkin bölümü davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyize konu dava, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 18.maddesi (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 19.maddesi) uyarınca açılmış şahsi hakka dayalı muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Muvazaa, irade ile beyan arasında kasten yaratılan aykırılık olarak tanımlanabilir. Böyle bir iddia karşısında, aslolan tarafların akitteki gerçek ve müşterek amaçlarının saptanmasıdır. Davacı, şahsi hakkına dayanarak ileride açabileceği mal rejiminin tasfiyesi ile hak edebileceği alacağının tahsilini sağlamak amacıyla eldeki davayı açmış, tapu kaydının iptali ile eşit paylarla eşler adına tescile karar verilmesini istemiştir. Davacının böyle bir davayı açmakta hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerekir. Muvazaa nedeniyle açılmış bulunan temyize konu davanın kanuni dayanağı TBK’nun 19.maddesi (818 sayılı BK.nun 18.maddesi) olduğuna, davalı … ile davalı eş … arasında gerçekleştirildiği ileri sürülen muvazaalı işlem davacı yönünden haksız eylem niteliğinde bulunduğuna göre, uyuşmazlığın çözüm yeri dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK’nun 1 ve devamı maddeleri uyarınca belirlenecek genel mahkemelerdir. Dava, Aile Mahkemesi sıfatıyla hükme bağlanmıştır. Görev kamu düzeni ile ilgili olduğundan iddia ve savunma olarak ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önünde bulundurulur. 6100 sayılı HMK’nun Geçici 1.maddesinde bu kanunun yürürlüğe girmesinden önce açılan davaların açıldığı tarihte görevli olan mahkemelerce bakılmasına devam edileceği bildirildiğine göre, çekişme konusu taşınmazın dosya kapsamıyla belirlenen değeri itibariyle temyize konu tapu iptali ve tescile ilişkin davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesi’ne ait olması nedeniyle davanın Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla görülmesi (kural olarak; mahallinde Aile Mahkemesi kurulmuş yerlerde görevsizlik kararı verilmesi) gerekirken, hatalı değerlendirmeyle Aile Mahkemesi sıfatıyla görülen davanın esası hakkında karar verilmesi doğru değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve yasa hükümlerine aykırı bulunan yerel mahkeme hükmünün tapu iptali ve tescile ilişkin bölümünün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 1.897,35 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 05.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.