Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2013/20674 E. 2014/12659 K. 16.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/20674
KARAR NO : 2014/12659
KARAR TARİHİ : 16.06.2014

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın aidiyetinin tespiti

… ile … aralarındaki muhdesatın aidiyetinin tespiti davasının kabulüne dair Tavas Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 05.06.2013 gün ve 20/277 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, hakkında ortaklığın giderilmesi davası açılan dava konusu 3279 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki betonarme inşaatın kendisi tarafından yapıldığını ileri sürerek muhdesatın tarafına aidiyetinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının, vekil edeninin yurt dışında olmasından faydalanarak ve kötü niyetli davranarak inşaata başladığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulü ile 3279 parsel nolu taşınmaz üzerinde bulunan bilirkişilerin 10.04.2013 tarihli raporda B harfi ile gösterilen alanda mevcut bulunan natamam yapının mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiştir. Hüküm, süresinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava taşınmaz üzerindeki muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliğine ve özellikle iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden bilgilerine başvurulan ve hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporunun niteliği, içeriği ve dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre, dava konusu iç ve dış bölüntü duvarları bulunmayan natamam karkas bina niteliğindeki muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğinin belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmayıp davalı tarafın sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ne var ki, gerek eski Medeni Kanun ve gerekse sonradan yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre arz üzerindeki bütünleyici parça nitelikli muhtesatların mülkiyetinin arzın mülkiyetine tabi olduğu gözetildiğinde, sadece muhtesatın davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine karar verilmekle yetinilmesi, mülkiyetin tespiti isteminin ise reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de, yanılgının giderilmesi
yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm fıkrasının 1 numaralı bendindeki “….mülkiyetinin davacıya ait olduğunun…” sözlerinin çıkarılmasına, yerine “…davacı tarafından meydana getirildiğinin..” sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, 427,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 16.06.2014 tarihinde oybirliğiyle ile karar verildi.