Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2013/20733 E. 2014/17637 K. 01.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/20733
KARAR NO : 2014/17637
KARAR TARİHİ : 01.10.2014

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

… ile … aralarındaki mirasçılık belgesi davasının kabulüne dair Bakırköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nden verilen 30.07.2013 gün ve 455/641 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Yargıtay 2. ve 7. Hukuk. Daireleri ‘nin konuyla ilgili yerleşmiş içtihatları mirastan feragatin hukuki sonuçlarının terekenin bölüştürülmesi sırasında gözetilmesi yönünde idi. Ne var ki, böyle bir kararın özellikle Tapu Müdürlükleri’nde, terekenin paylaşımıyla ilgili olarak kamu kurum ve kuruluşları ile bloke edilen faizler için banka veya icra İflas ve tasfiye memurluklarında vs. işlemler ve infaz sırasında ilgililerin bir takım güçlükler yaşadığı ve yerine getirilmediği bir vakıadır. Esasen, mahkemelerin bir görevi de anlaşılır, infaza elverişli tereddüte mahal bırakmayacak açık, somut ve hiçbir duraksamaya mahal bırakmayacak biçimde anlaşılır kararlar vermek olmalıdır.
Öte yandan, TMK’nun 495 ile 501. maddelerinde yasal mirasçılar, izleyen maddelerde de ınirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufu sonucu oluşan mirasçılık gösterilmiştir (TMK..m.5l6. 520. 521. 522). Bu yasal düzenlemeler göz önünde bulundurularak TMK’nun 598. maddesine göre düzenlenen mirasçılık belgeleri, aksi ispat edilinceye kadar geçerli olan, adına düzenlenmiş bulunan kişi ve kişilerin mirasçılığı lehine bir karine oluşturur. Bu belge; miras bırakanla mirasçıları arasındaki irs (soy) ilişkisini göstermesi yanında, mirasın (terekenin) mirasçılara intikalini de sağlayıcı bir işleve sahiptir. Tüm bu nedenlerle; mirastan feragat eden (TMK.m.528) mirasçı veya mirasçılar varsa, düzenlenecek mirasçılık belgesinde, mirasçılık sıfatına sahip olan kişi veya kişiler ile miras paylarının gösterilmesi ve mirastan feragat durumuna işaret edilmekle yetinilmemesi; mirastan feragat nedeniyle, mirasçılık sıfatını kaybedenlerin ve bunların payının akıbetinin de (kime kalacağının) gösterilmesi gerekir. TMK’nun 528/2,3. maddesinde düzenlenen ” … Feragat eden, mirasçılık sıfatım kaybeder. Bir karşılık sağlanarak mirastan feragat, sözleşmede aksi öngörülmedikçe feragat edenin altsoyu için de sonuç doğurur” hükmü uyarınca mirastan feragatte miras paylarının diğer mirasçılara intikal şekli kararda gösterilmelidir. Mahkemece, talep, nüfus kayıtları ve mirasçılardan …’ın mirastan faragatine ilişkin vasiyetname değerlendirilerek, mirastan feragatin hukuki sonuçlarının kararda gösterilmiş olması açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun olup, mirasçı …’ın tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/III-2. bendi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 24,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 0,90 TL’nin temyiz eden davalılardan alınmasına, 01.10.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(Muhalif)

KARŞI OY YAZISI
Talep, TMK’nun 598/1 maddesi uyarınca “mirasçılık belgesi verilmesi”ne ilişkindir. Talep tarihi 04.06.2013’dür. Mirasçılık belgesi verilmesi işleri, bir “çekişmesiz yargı işidir’ (HMK.md.382/2-c-6). Kural olarak çekişmesiz yargı işlerinde verilecek karardan hakları ve hukuki durumları etkilenecek olanların “ilgili” sıfatıyla talepten haberdar edilmeleri gerekli ise de; TMK’nun 598/3. maddesindeki “mirasçılık belgesinin geçersizliği ileri sürülebilir” hükmü gereğince, ilgililerin haberdar edilmesi gerekli değildir,
Mirasçılık belgesi verilmesi talebi, mirasçılardan sadece … tarafından mahkemeye iletilmiştir. Talepte bulunan dilekçesinde, mirasbırakanı …’ın yasal mirasçılarından …’ın mirasbırakanın varlığında onunla “Noterlik eliyle düzenleme mirastan feragat sözleşmesi yaparak kendisi lehine ivazlı olarak mirastan feragat ettiğini bildirerek; bunun mirasçılık belgesine yansıtılmasını istemiştir. Talepte bulunanın dilekçesinde hasım göstermemesine rağmen; mahkeme resen mirastan feragat sözleşmesi imzacısı …’a ihtarlı davetiye tebliğ ederek, mirastan feragat sözleşmesine bir itirazı varsa bildirilmesini istemiştir. Mirasçı … yazılı dilekçesinde sözleşmeyi “korkutma” sonucu imzaladığını bildirerek, kendisine yönelik talebin gözönüne alınmamasını istemiştir. Mahkemece talep üzerine verilen mirasçılık belgesinde; adı geçen …’in yasal miras payı mirasçılardan talepte bulunan …’a intikal ettirilmek suretiyle belge düzenlenmiş; … adlı mirasçıya belgede mirasçı olarak yer verilmemiştir.
Diğer yandan; mirasçılardan Adalet Uçan’ın başvurusuyla, bu karardan önce Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesi’nden alınmış 27.12.2012 tarihi itibariyle 2012/1261-1204 Esas ve Karar sayılı bir mirasçılık belgesi daha bulunmaktadır. Bu belgede … adlı kişi mirasçı olarak gösterilmiştir. Bu durumda aynı derecedeki mahkemeler tarafından verilmiş, birbiriyle çelişen iki ayrı mirasçılık belgesi bulunmaktadır.
Dairemizin 11.03.2014 tarih ve 2013/7612 Esas-2014/3929 Karar sayılı kararında; çekişmesiz yargı işi olarak verilen mirasçılık belgelerinde; öncelikle kararda tüm yasal mirasçıların miras paylarıyla birlikte gösterilmesi, sadece varsa TMK’nun 605/1. maddesi uyarınca mirasın gerçek reddi işlemini yapan mirasçı(lar) ın bu işlemlerinin belirtilerek işlem sonucunun da yansıtılması suretiyle belge düzenlenebileceği; bunun dışında kalan mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufu ya da Kanununda gösterilen diğer sebeplerle mirasçılık sıfatının kaybı, kazanılması gibi durumlarda (TMK.md.510-512; 528; 516; 578-579), bu işlem ve durumların mirasçılık belgesine yansıtılmasının mümkün olmadığı bu durumların ancak çekişmeli yargı kapsamı içinde karara bağlanabileceğini kabul etmiştir. Sayın çoğunluğun; temyize konu mahkeme kararını onamasıyla; Dairemizin önceki kararıyla çelişki yaratılmıştır. Kanımca onama kararı isabetli değildir.
Çekişmesiz yargıda, ilgili sıfatıyla çekişmesiz yargı kararından etkilenebilecek olan bir üçüncü kişi (maddi anlamda ilgili); “çekişme yokluğu” nu ortadan kaldıracak nitelikte (maddi hukuka ilişkin) bir uyuşmazlık ortaya çıkarırsa (çekişme yaratırsa), görünen iş çekişmesiz olmaktan çıkıp çekişmeli yargı alanına girer (Ali Cem Budak: Medeni Usul ve İcra İflas Hukukçuları Toplantısı-IV Ankara, 30 Eylül-11 Ekim 2005, tebliğ Sh.153,154)
Somut olayda, mirasçı … ilgili sıfatıyla çekişmesiz yargı işinde uyuşmazlık yaratmış; talep çekişmesiz yargı işi olmaktan çıkmıştır. Talepte bulanan “ıslah (HMK.md.176-173)” işlemine başvurup talebini bir “dava” haline getirmediğinden; mahkemece verilecek karar “talebin konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına” kararıdır (Ali Cem Budak, age.sh 154). Böyle bir durumda talepte bulunan, ilgili Asliye Hukuk Mahkemesi’nde mirasçı …’e karşı açabileceği “mirastan feragat sözleşmesi gereğince miras payının iptali/kendisine intikali davasıyla yaratılan uyuşmazlığı giderme olanağına sahip olacak; herhengi bir hak kaybı sözkonusu olmayacaktır.
Açıklanan nedenlerle, taleple ilgili olarak, mahkemece mirasçılık belgesi sanki mirastan feragat sözleşmesi yokmuş gibi düzenlendikten sonra; talepte bulunanın mirastan feragatın belgeye yansıtılması talebi hakkında da talep çekişmesiz yargı işi olmadığından ilgili mahkemede dava açma hakkı bulunmak üzere “karar verilmesine yer olmadığı” kararı verilmesi gerekir. Mahkemenin kararı bu çerçevede değildir ve bozulması gerekir. Bu sebeple, sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum. 01.10.2014