YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/20778
KARAR NO : 2013/18411
KARAR TARİHİ : 05.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı payı alacağı
… ile … aralarındaki katkı payı alacağı ve ihtiyati tedbir talebi davasının reddine dair … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 16.08.2013 gün ve 27 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, dava dilekçesinde yazılı 2 adet taşınmaz ve 2 adet aracın edinilmesine vekil edeninin çalışarak katkıda bulunduğunu açıklayarak mal rejiminin tasfiyesi ile 300.000 TL nin davalıdan tahsiline ve aynı dilekçede taşınmaz ve araçların ilgili kayıtlarına ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, 16.08.2013 tarihli ara kararı ile dava konusu 1853 ve 1133 parsel ile … plaka sayılı araç tapuda ve trafikte üçüncü kişi adına kayıtlı bulunduğundan HMK’nun 389. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi üzerine; davacı vekili tarafından taşınmazlar yönünden ihtiyati tedbire konu bölümle ilgili olarak kanun yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili, ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin mahkemenin verdiği karar bölümünün HMK’nun 391/3.maddesine dayalı olarak bozulmasını istemektedir. 6100 sayılı HMK’nun 391/3. maddesindeki düzenleme ile ihtiyati tedbir kararlarına karşı da kanun yolu açılmış ve kanun yoluna başvurulması halinde ihtiyati tedbirin özelliği gereği incelemenin öncelikle yapılacağı ve verilen kararın da kesin olacağı açıklanmıştır.
6100 sayılı …nun Geçici 3/3. maddesinin düzenlemesi ile Bölge Adliye Mahkemelerine görev verilen hallerde bu mahkemeler göreve başlayana kadar 1086 sayılı Kanunun 6100 sayılı Kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanacaktır. Bu durumda …nun 341.maddesi ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi ile bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurma Bölge Adliye Mahkemelerine görev olarak verildiğine göre, HMK’nun 391/3.maddesi gereği ihtiyati tedbir isteğinin reddine ilişkin kararlara karşı kanun yoluna gidilebileceği ve bu isteğin Yargıtay tarafından inceleneceği hususunda duraksamamak gerekir. İhtiyati tedbir öğretide “…kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının (dava konusu ile ilgili olarak) hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır.” şeklinde tarif edilmiştir (Medeni Usul Hukuku 12.Baskı Sh.714-Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez, Prof. Dr. Oğuz Atalay, Prof. Dr. Muhammet Özekes). Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbirin diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerinde yeni bir takım ihtilafların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır.
Nitekim 6100 sayılı HMK’nun onuncu kısmının birinci bölümünde düzenlenen ihtiyati tedbir müessesesi 389.madde başlığında “geçici hukuki korumalar” olarak vasıflandırılmış ve aynı maddenin birinci fıkrasında “mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir” şeklinde şartları belirtildikten sonra takip eden maddelerde bu konudaki talep, verilecek karar ve içereceği hususlar, teminat, kararın uygulanması gibi sair hususlarda yapılması gerekli usul ve prosedür açıklanmıştır.
Mahkemenin kararında gösterdiği ret gerekçesi dosyaya uygun düşmemektedir. Davacı yurt dışındaki çalışmasıyla edinilmesine katkıda bulunduğunu iddia ettiği 2 adet taşınmazın örf ve adet gereği kayınbabası adına tapuya tescil edildiğini ve kayınbabası olan kayıt maliki …’in vefatıyla davalı eş …’in yasa gereği malik olduğunu bildirmiş ve taşınmazların edinilmesindeki katkısından dolayı 300.000 TL alacak isteğinde bulunmuştur. Dava konusu taşınmazlar her ne kadar tapu kaydında üçüncü kişi adına kayıtlı görünüyor ise de, davacı tarafın iddiasına göre kayıt malikinin ölümü ile davalı eş yasa gereği malik sıfatını kazandığından davacı tarafın dava ile elde etmesi muhtemel alacağının güvence altına alınması gerektiği aksi halde, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşabileceği ya da tamamen imkansız hale gelebileceği veya gecikme sebebiyle bir sakınca yahut ciddi bir zarar da doğabileceği endişesi de gözetilerek, beklenen alacağa göre tedbir talebinin değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde talebin reddi doğru olmamıştır.
Davacı vekilinin kanun yolu başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile usul ve yasaya uygun görülmeyen ihtiyati tedbir isteğinin reddine ilişkin kararın 6100 sayılı HMK’nun 391/ son ve Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, ilama karşı kanun yolları kapalı olarak ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 05.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.