YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/22035
KARAR NO : 2013/19007
KARAR TARİHİ : 12.12.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil (Zilyetliğe dayalı)
… ile … aralarındaki tapu iptali ve tescil (zilyetliğe dayalı) davasının kabulüne dair … Sulh Hukuk Mahkemesi’nden verilen 12.09.2012 gün ve 140/191 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, kadastro çalışmaları sırasında paftasında gösterilmek suretiyle yol olarak bırakılan dava konusu taşınmaz bölümünün vekil edeni adına mülkiyetinin tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, yargılamadaki ilk beyanında açılan davayı kabul etmiş, ancak sonraki yazılı ve sözlü beyanlarında, evine ulaşabilmek için başkaca bir yol bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, paftasında yol olarak bırakılan taşınmazın gerçekte yol olmayıp davacıya ait taşınmazın devamı olduğu ve davalının açılan davayı kabul ettiği gerekçeleri ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davacı ve davalı vekilleri tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir.
Kural olarak paftasında yol olarak gösterilen yerin koşulları oluştuğu takdirde ve makul süre içinde dava açılması şartıyla tespit öncesi nedenler için açılan davanın dinlenme olanağı mevcuttur. Ancak, böyle bir davada husumettin TMK.nun 713/3 maddesi hükmü gereğince yasal hasım olan … ve ilgili kamu tüzel kişilerine yöneltilmesi zorunludur. 6360 sayılı Yasa ile … Büyükşehir Belediyesi olmuştur. Köy tüzel kişiliğinin hükmi şahsiyeti ortadan kaldırılmış mahalle durumuna düşmüştür. Bu durumda, Büyükşehir Belediye’si ve mahalli Belediye’ye de aynı Yasa hükmü gereğince husumet yöneltilmesi, varsa yasal hasım olan bu davalılara delillerini bildirmeleri için süre ve imkan tanınması, bildirildiğinde tüm delillerinin toplaması, nizalı yerin kadim yol olup olmadığının araştırılması, tespit öncesi ve tespit sonrası zilyetlik koşulları irdelenerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yasal hasım olan kamu kurum ve kuruluşlarına husumet yöneltilmeden ve yukarıda değinilen ilke ve yasa maddeleri göz ardı edilerek yazılı olduğu üzere karar verilmesi isabetsizdir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerindedir. Hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 21,15 TL peşin harcın istek halinde de temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 12.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.