Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2013/22073 E. 2014/20701 K. 13.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/22073
KARAR NO : 2014/20701
KARAR TARİHİ : 13.11.2014

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Mirastan feragat sözleşmesinin iptali

… ve müşterekleri ile … ve müşterekleri aralarındaki mirastan feragat sözleşmesinin iptali davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair…1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 25.02.2013 gün ve 333/59 sayılı hükmün …’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R

Temyiz, 25.10.2013 tarihli asıl hükme ve kararın temyiz edilmemiş sayılmasına ilişkin 28.08.2013 tarihli ek kararı yöneliktir.
Davalılar vekili asıl hükmü temyiz etmiş; mahkemece hükme yönelik temyizin süresinde olmadığı gerekçesiyle verilen asıl hükme yönelik temyiz talebinin reddine ilişkin 28.08.2013 tarihli ek karar verilmiştir. 28.08.2013 tarihli ek kararın süresi içinde davalılar vekili tarafından temyizi üzerine, mahkemece verilen 25.10.2013 tarihli ek kararla bu kez temyiz süresinde kabul edilerek, 28.08.2013 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Temyizin süresinde olmadığına ilişkin yerel mahkemenin temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararı da temyize tabidir. Bu kararı ancak öncede temyiz üzerine … ortadan kaldırıp (bozup), asıl hükmün temyiz incelemesini yapma hakkına sahiptir (HUMK.md.432/4-son). Bu nedenle mahkemenin belirtilen 23.10.2013 tarihli son ek-kararı yok hükmünde olup, sonuç doğurmaz. Gerekçeli kararın tebliği ve harç/gider yatırma evraklarının incelenmesinden; davalı vekiline gerekçeli kararın 07.06.2013 tarihinde tebliğ edildiği 15 günlük temyiz süresinin son gününün Cumartesi tatil gününe rastgeldiği ve ilk mesai günü olan 24.09.2013 tarihinde asıl hükmün süresinde temyiz edildiği anlaşılmakla; 28.08.2013 tarihli ek kararın kaldırılmasına, asıl hükme yönelik temyiz itirazının incelenmesine gelince; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile Usul ve Kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (…m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince … Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 24,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 0,90 TL’nin temyiz eden davalılardan alınmasına, 13.11.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY

Dava ivazlı mirastan feragat sözleşmesinin hükümsüzlük sebebine dayalı olarak iptaline ilişkindir. İvazlı mirastan feragat sözleşmesi, yasal şekline uygun olarak (TMK.md.545), resmen evli olan karı-koca arasında yapılmış; sözleşmeyle, kocanın (davacıların mirasbırakanı) vereceği tapuya kayıtlı üç daire karşılığında, kadın eşin (davalıların mirasbırakanı) kocasının tüm miras hakkından feragat etmiş olduğu kararlaştırılmıştır. Sözleşme düzenlendikten sonra, mirastan feragat eden mirasbırakandan önce ölmüş (02.04.2009 tarihi), daha sonra da mirasbırakan ölmüştür. (09.12.2009 tarihi).
Davacılar mirasbırakanın ilk eşinden olma çocukları olup, karı- koca olan sözleşenlerin ortak çocuğu bulunmamaktadır.
Davacılar, mirastan feragat edenin mirasbırakandan önce öldüğü, bu nedenle TMK’nun 548. maddesi uyarınca miras sözleşmesinin kendiliğinden ortadan kalktığı iddiasıyla iptal davası açmışlardır. Mahkemece davanın kabulü ile mirastan feragat sözleşmesinin iptaline karar verilmiş; davalılar, davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bu hükmü temyiz etmişlerdir.
Mirastan feragat sözleşmesi, olumlu-olumsuz miras sözleşmesi ayrımında olumsuz miras sözleşmelerinden olup; ivazlı veya ivazsız olarak ikiye ayrılır (TMK.md.528). İvazlı mirastan feragat sözleşmesinde olası yasal mirasçı, mirasbırakanın terekesinden kendi lehine doğacak olan istemlerinden (bekleme durumundan) bir karşılık (ivaz) alarak vazgeçmektedir. Buna karşılık ivazsız mirastan feragat sözleşmesinde, olası mirasçı bir karşılık almamaktadır.
Davaya konu mirastan feragat sözleşmesinde, kadın eş kocanın olası terekesindeki miras haklarından bir karşılık alarak (üç adet daire) vazgeçmiştir. Bu nedenle sözleşme, ivazlı mirastan feragat sözleşmesidir.
TMK’nun 548. maddesindeki miras sözleşmesinin ölümle kendiliğinden sona ermesi hali; öncelikle olumlu miras sözleşmesi haline (mirasçı atama ve belirli mal bırakma vasiyetine) ilişkindir. Ayrıca, ivazsız feragat sözleşmesi de feragat edenin mirasbırakandan önce ölümüyle kendiliğinden hükümsüz hale gelir (TMK.528/3. maddenin zıt anlamından hareketle). Buna karşılık, ivazlı feragat sözleşmesi feragat edenin mirasbırakandan önce ölümü halinde kendiliğinden hükümsüz hale düşmez. Çünkü, mirastan ivazlı feragat eden ne
“vasiyet alacaklısı” (belirli mal bırakılan) ne de “mirasçı atanan” konumundadır. Yine, feragat eden öldüğünde, feragat bu sefer onun varsa altsoyu için geçerli olacaktır (TMK.md.528/3). Ancak, ivazlı mirastan feragat sözleşmesinde, bu hükmün aksi taraflarca kararlaştırılabilir ve böylece bu olasılıkta da mirastan feragat sözleşmesinin feragat edenin erken ölümüyle hükümden düşmesi sağlanabilir. Türk miras hukuku öğretisinde, ivazlı mirastan feragat sözleşmesinin feragat edenin erken ölümüyle kendiliğinden hükümsüz hale gelmeyeceği savunulmaktadır. (Serozan, Rona-Engin, İlkay Baki: Miras Hukuku, 4. bası, …-2014, sh. 358; Dural, Mustafa: Miras Sözleşmeleri, …-1980, sh. 206; …, Gökhan: Mirastan Feragat Sözleşmesi, …-1999, sh. 238).
Yukarda açıklandığı gibi; davaya konu ivazlı mirastan feragat sözleşmesi feragat edenin mirasbırakandan önce ölümüyle kendiliğinden sona ermemiştir. Burada TMK’nun 548. maddesinin uygulanması söz konusu değildir. Sözleşmede feragat edenin erken ölümünün sözleşmeyi kendiliğinden son erdireceği de kararlaştırılmamıştır. O halde, mahkemenin davayı kabul ederek sözleşmeyi iptal etmesi hatalı olmuştur. Temyiz edilen hükmün davanın reddine karar verilmek üzere BOZULMASI gerektiğini düşünüyorum. Değerli çoğunluğun temyiz talebinin süresinde olduğuna ilişkin kararına katılmakla birlikte; esasa ilişkin onama kararına katılmıyorum, 13.11.2014